Ücretsiz Öykü Atölyesi

· 29/08/2019

Merhaba, ben Nil Çokyaşa.

Okuduğunuz için ve bu ufak ücretsiz atölyeyi denemeye karar verdiğiniz için teşekkür ederim. Yazmak isteyen insanlarla çalışıyorum. Yeşim Cimcoz Yazı Evi ve Sanal Yazı Evi’nde Yazıya Giriş, Kendini Yazmak, Anı, Öyküye Giriş ve Öyküye Devam derslerini veriyorum. Bununla birlikte yazmak isteyenlere danışmanlıkta yapıyorum.

Siz şimdi bu çalışma bana ne katacak diye soruyor olabilirsiniz. Öykü şiirden sonra dar alanda çok şeyin gösterilmesini gerektiren ve bizi zorlayan yazı türlerindendir. Bunu başarmanın da belli başlı kuralları vardır. Ben ilk öykülerimi öykü dersleri almadan yazmıştım. Şimdi onlara baktığımda eksiklerini görüyorum. Bu çalışma hikayelerinize tat, tuz katmanızı sağlayacak. Benim derdim sizlerle de tecrübelerimi paylaşmak. Ve son yıllarda yükselişe geçen öyküyü sizlere hem sevdirmek hem de yazmanızı kolaylaştıracak birkaç püf noktaya değinmek.

Hadi hemen ücretsiz olarak katılın ve devam edin.

+199 katılımcı
Henüz Başlamadın
ÜCRETSİZ

Atölye İçeriği

  • 4 Ders

6
Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
4 Yorum sayısı
2 Yorumlara gelen cevaplar
5 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
5 Yorum yapanlar
fikriyegulluDuygu TuranZeynelNil Tolga ÇokyaşaMelisa Parlak Güncel yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir
Fikriye Güllü
Üye
Active Member

Yağmur var bugün Antalya da..Tam da yağmurlu havada olunmak istenilen,yerde ,evimdeyim. Böyle havalarda çalışmaya ara verdiğim için çok mutlu oluyorum .Yıllardır çalışma hayatım boyunca , pencereden bakıp ahh şimdi evde olsam ,battaniyemi alsam ,kahvemi yapsam ve bir film izlesem hayalimi gerçekleştirebileceğim içim mutluyum..Yağmuru ben hep çok sevmişimdir.Mutlu olduğumda da seyretmesini severim, melankolik olduğumda da , hüzünlü olduğumda da ,yağmur, her zaman benim için keyifli olmuştur. Bugünde o çok güzel bulduğum yağmurlu günlerden ..Her zaman hasretini çektiğim gibi , evde tadını çıkarmak lazım.Öncelikle yazımı bitirmeli ve kendimi koltuğa atmalıyım.Kızımın okuldan gelmesine daha 3 saat var ve ben kendi kendimle birazda olsun… Devamını oku »

Duygu Turan
Üye
Member

Ayrıldıktan sonra geçen yedi yılın sonunda bir restoranda karşılaştım onunla. Hiç hesapta yokken, durup dururken. Tamam onu artık unuttum, affettim de bundan sonra ileriye bakacağım dediğim günden yalnızca bir gün sonra üstelik keyifle başladığım bir günde karşıma çıktı. Birden… ansızın… hani hep derler ya beklemeyi bıraktığın an beklediğin şey her ne ise sana gelir; öyle bir şey oldu işte. Onu restoranda otururken gördüğümde Heyecandan kalbim hızlı atmaya başladı. Nefesim kesildi, ağzım kurudu. Birlikte yaşadığımız milyonlarca dakika üşüştü zihnime; sarıldığım, öptüğüm milyonlarca sahne. Etraftaki sesler birbirine karıştı önce sonra puslu gördüm onun dışında herkesi. Yüreğim de tarifi mümkün olmayan bir sevinç… Devamını oku »

Zeynel
Üye

GÜLİZAR Kara tren düdüğünü uzun uzun öttürüp hareket etmeye hazırlanırken, istasyonda kalanlar, yolcularla son kez vedalaşıyorlardı. Annem, babam, kız kardeşlerim ve Gülizar, abimi askere yolcu ediyorduk. Abim hepimize tekrar sarıldıktan sonra trene bindi, kompartımanın penceresine geldi. Annem gözyaşlarını silerek bizim ellerimizden tutup oradan uzaklaştırdı. Abim ile Gülizar birbirlerine bakıyorlardı. Bir ay önce düğünleri olmuştu. Şimdi Gülizar kınalı ellerini sallayarak yolcu ediyordu abimi. Tren yavaş yavaş uzaklaşırken el sallayışlar ve gözyaşları kaldı istasyonda. Abim bana sarılırken “Gülizar sana emanet” demişti. Eve dönerken küçücük omuzlarımın bu ağır yükü nasıl taşıyacağını düşünüp durdum. Köyde hayat kaldığı yerden devam ediyordu. Biz uyandığımızda annem sabah… Devamını oku »

Melisa Parlak
Üye
Active Member

Emeklerinize sağlık. Gelişimime katkı sağladığınız için teşekkür ederim Nil hocam.