Ders 1, Konu 2
In Progress

Alıştırma

22/09/2020
Ders Tamamlandı
0% Tamamlandı

Siz yazı sürecinizin hangi aşamasındasınız bugün:

Kış: (SU) Durdum. Yazamıyorum. İçime döndüm bu aralar. Kitap okuyorum. Dinleniyorum. Yazdığım bir şeyler var ama onlara bakamıyorum bu aralar. Daha çok film izliyor, kitap okuyorum. Başka hobilerimle ilgileniyorum. Yazdıklarım, yarattığım karakterlerim sık sık aklıma geliyor, bulaşık yıkarken, yürüyüş yaparken. Bazılarını daha iyi anlıyorum artık. Hatta hikayenin gidebileceği başka bir yol daha gördüm.

İlkbahar: (AĞAÇ) Heyecanlıyım. İçimde o kadar çok proje ve fikir var ki, hepsiyle ne yapacağımı bilemiyorum. Sanki sürekli yeni fikirler gelir aklıma. Bir kitabı okumaya başlıyorum başka bir kitap takılıyor gözüme. Her şeyden tetikleniyorum. Sürekli kitap, öykü, yazı fikirleri geliyor aklıma. Kenara koyduğum o hikayeyle ilgili bir sürü fikrim var şimdi. Hangisini seçmeliyim aşamasındayım.

İlkyaz: (ATEŞ) Yazıyorum. Sürekli yazıyorum. Ne olduğu önemli değil, içimden akıyor sanki yazılar. Bazen öyle cümleler kuruyorum ki ben bile inanamıyorum. Sanki bir hikaye de şekilleniyor bu aralar. Bütün bu parça parça yazdıklarım aslında bir hikaye anlatmaya başladı sanki ama henüz onun ne olduğunu bulamadım. Sadece yazmak istiyorum. Kenara koyduğum hikaye akıyor şimdi benden.

Sonyaz: (TOPRAK) Durdum. Yazmıyorum pek bu aralar ama eski yazdıklarımı okuyorum. Onlara bakıyorum, ne demişim diye. Bir kaç defa okuyunca yazdıklarımı sanki genelde 3 ya da 4 ana hikaye anlatmışım gibi geliyor. Yazıları bu başlıklar altında dosyalara ayırdım.

Sonbahar: (METAL) Atıyorum. Ne yazmak istediğime karar verdim. Ona ait, o hikayeyi besleyecek yazıları bir araya getiriyorum. Diğer yazıları başka bir yere koydum. Yazdıklarımın içinden de bu yazmak istediğim şeye uygun cümle, paragraf, sayfa ayıklıyorum. Bazıları hiç bir yere uymadı, onları atmak istiyorum. Biraz heyecanım azaldı. Burada bir hikaye görüyorum ama şimdi cılız bir şeye dönüştü. Sanki hikayenin temel taşları var ama daha doldurulması gerekiyor.

Yukarıdakilerin hepsi sizin sürecinizi yansıtmayabilir, ama genel olarak hangi mevsim sizin şu andaki durumunuzu anlatıyorsa onu seçin aşağıdaki alıştırmayı yapın:

  1. Seçtiğiniz mevsimi anlatın. O mevsim sizin hayatınızda nasıl yaşanır onu anlatın. Bittiğinde yazınız, o yazdıklarınızın yazma sürecinizde şu anda bulunduğunuz anı anlattığını düşünerek bir daha okuyun.
  2. Seçtiğiniz mevsimin elementini yazın bu sefer. O elementin sizin için çağırıştırdığı her şeyi anlatın. Bu da yazı sürecinizi sembolik olarak anlatıyordur. Ne görüyorsunuz?  Sürecinizin bu aşaması hakkında ne anladınız?
  3. Bu çalışmaların sonunda fark ettiklerinizi de dikkate alarak kendinize bu dönemi geçirmek için 3 hedef, rutin belirleyin. Bu dönemin doyuma vardığını nasıl anlayacağınızı yazın.

49
Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
40 Yorum sayısı
9 Yorumlara gelen cevaplar
42 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
42 Yorum yapanlar
Ahu OrbayŞule Billur BillurErdem KıralıBehiye SağlamCansu Denizci Güncel yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir
Ahu Orbay
Üye
Active Member

İlkbahardayım aslında ilk yaza geçmek zor değil. Birkaç gün, birkaç satır sonrası belki. Tam geçecekken omzumdan tutuyor hayatın eli, oğlum kaçama yapışıyor bu sefer. Aklım hayallerimde ben ise gerçek dünyanın göbeğinde kalıyorum. Bu nedenle tam bir ağacım şimdi köklerim bambaşka yerlere doğru uzuyor, öte dünyalarda başka hikayeler başka su kaynakları arıyor kendine. Dallarım gökyüzüne açık alabildiğince her kuş için yeni bir yuva olabilirim yani ama gövdem sıkı sıkıya dünyanın yüzeyinde sanki çakılı bir kazık. Yılların tortusu yosunlaşmış üstümde.

Şule Billur Billur
Üye
Active Member

Yazmıyorum diyecek kadar yok yazıyorum şu aralar ancak ne yazacağımı, neler yazdığımı biliyorum. Hangi temalarda döndüğümü biliyorum. Şimdi yazdıklarımın temalara göre ayıklanma, azalmışların yeni hikayelerle bezenme zamanı. Zor süreç , ağır metal tadında. Yorgun bedenim bunalmıyor bilmek zorluğunda. Huzurla tutunuyorum az soğuk parlaklığına. Cezbedici ışıltısı, kurumuş cildime değince rahatlatan soğukluğu beni ona hızlandırıyor. Son yazın son demlerini yaşıyor, sonbahara dönüyorum.

Erdem Kıralı
Üye
Active Member

Yazma döngümü irdeledim ve gördüm ki ben sadece iki mevsim yaşıyorum esasında. Kış ve ilkbahar. İlkyazı göremiyorum tam. İlkbahar en sevdiğim en rahat olduğum mevsim. Üretmek, heyecan, keyif hepsi bir arada. Daldan dala atlayan kelebekler misali arsız gezinmeceler kırlarda. Ama sonra güneşe sırtını dönüp tekrar kışa gelmek. İşte bu benim yıllardır yaşadığım. Bir süre hiç durmadan konulu konusuz, manalı manasız sadece yazmak istiyorum. Yazarken hızımı seviyorum. Kalemle yetişemiyorum, klavye ile rahat hissediyorum. Biriken çok fikir ve kurgum var. Ama şu an yazarken onları düşünmüyorum. Şu an sadece alıştırmalara göre yazacağım. 6 dakikalar, 15 dakikalar ve benzeri şeyler. Zira hıza ve… Devamını oku »

Behiye Sağlam
Üye
Active Member

Bu, benim kendime ait ilk kışım. Öncesi hep başkaları için koşuşturma, erken ve mutsuz uyanmak, karanlık, soğuk, kilo depolamalı bir mevsim. Koşa koşa eve kapanma ve dinlenme isteği…Yazın deli gibi gezip eğlenmek için para biriktirmek… Baharda mutlu olmayı, yeşillenmeyi beklemek… Kış, gerçek benin ölü mevsimidir.

Su yani deniz, beni özgür kılıyor. Olmam gereken yerde hissettiriyor, ona hayran hayran bakarken sırtımı tüm dünyaya çeviriyorum. Olmak istediğim kadar güçlü, hür; olmak istediğim biri gibi yapıyor beni. Sanırım güvenli alanım su benim, hayallere mi sığınmışım ben ? Bu alandan çıkmalıyım.

Cansu Denizci
Üye
Member

Kış. Kış mevsimini seçiyorum. Bana en güzel gelen ikinci mevsimdir kış. Soğuğu iliklerine kadar hissettirir, yaşadığını hatırlatır. Evden daha az çıkar, bol bol kendini izler ve dinlersin. Kendine bakış atma zamanıdır kış. Seni sana hatırlatır, senden bir yılı alır ve yepyeni bir yıl verir. Koskoca bir yılı, pencereden dışarı bakarken, belki de kar tanelerinde kaybolurken gözden geçirirsin. Kış, temizliktir. Hem sokaklar için hem de geçmişin için. Sana yeni bir başlangıç sunar. Tertemiz ve yeni ayları, günlerı, onlarca pazartesiyi sen bir şeylere başla diye önüne koyar. Dene diye, gör diye, hayal et diye… Seninle birlikte açılır hava. Sen yeni bir sen… Devamını oku »

Betül Gümüş
Üye
Member

Bu sorunun bana neredeyse beşinci mevsimi keşfettirme potansiyeli var. Yazar tarafım burada, benimle yaşamıyor sanki, yazmak hep aklımın bir köşesinde ama eyleme geçince kötü anılarla eşleştiği için olsa gerek, bir türlü harekete geçmiyorum o konuda. O yüzden mevsimlerden kış bile değil ama uzayda boşlukta, güneşin erişemediği bir yerde dondurucu soğukta hareketsiz duruyor sanki. Tesadüf olmasa gerek, hayatımda benzer durağanlıkta olan başka konular da var. Harekete geçmeyi, kararlar almayı, uygulamayı erteledikçe mevsimsiz mekana kayan parçalarım da artıyor galiba. İlk gideni geri getirirsem diğerleri de onu takip eder belki! Her şeyin donduğu bu mekanın elementi metal olmalıydı diye düşündüm ama hayır. Orası… Devamını oku »

Emine Gülnihal Bozdağ
Üye
Member

Neyim ben?
Yazmak istiyorum, hobi olsun diye değil, kitap olsun diye de değil, ne istediğimi düşünmek de istemiyorum, sadece yazmak istiyorum; koşa koşa yazmak.
Nedeni olmasın, sonucu olmasın, adı olmasın, sadece aksın gitsin, su gibi , tertemiz, pürüzsüz, ateş gibi yakarak çıksın.
“Yaz” yaz olduğunun farkında mıdır ya da “kış” kış olduğunun? Her mevsimi seviyorum, bir türlü seçemiyorum. Yazayım, depolayayım, fikir olsun, geri dönüp tekrar tekrar yazayım? Yaz ortasında yağan kar gibi, kışın kiraz veren ağaç gibi şaşkınım. Yerimi yurdumu, zamanımı bilmiyorum. Balık denizi bilir mi? Bilmiyorum; sadece yazayım işte…

NERMİN DURGUT
Üye
Member

Baharın gelişini havadaki kokudan anlarım. Belirgin bir koku değildir, inceciktir. Anlıktır. Şubat sonlarından martın ortalarına kadar dışarı her çıktığımda, özellikle sabahları, dikkat kesilirim. Gözüm hep ağaçlardadır, topraktadır. Bir tomurcuk, bir hareket, bir filiz ararım. Bulunca bayram ederim. O sevinç bütün günüme yayılır. Öğrencilerimle, eşimle paylaşırım bu sevinci. Her bahar ağaçların yanında alırdım soluğu. Onları selamlayarak, hal hatır sorarak yürüyüşler yapardım. Bulabildiğim çiçekleri koklardım. Hele erkenci erik çiçekleri… İşte o incecik, hafif buruk ama tertemiz kokunun kaynağı onlardır. Sonra bademlere gelir sıra. Kayısılar da haberi hemen alır, armutlara verir. Bahar gelmiştir. Soğuklar tekrar dönse bile resmen başlamıştır. Islık kuşlarını da anlatmalıyım… Devamını oku »

Kendine ait bir Oda
Üye
Member

KIS icime döndüm desem icim yok ,kapisi olmayan bir eve neresinden girersin ki? Benim icimin kapisi kirillmis dökülmüs duvarlari yok bakinca ortada ince bir duvar kalintisi her yer acik ,her yer gökyüzü catisini hayal edemiyorum, Insan nereye baksa kendini görüyor belkide cabalamanin anlami yok bu durumda ,bir gökyüzü ,hava soguk , rüzgarli üstümde ne varsa ucusuyor,Orda durup beklemek burasinin icim olduguna inanmak bile istemiyorum, Karsimda islak cayirlar görüyorum ayaklarimi bastigim yerde toprak coktan cimene dönmüs evin tabani yok olmus,bu harabeden cikip yol almak istiyorum, geride kalanla önümde olan topragin birbirinden hic farki yok, Yüzüklerin efendisi misali bir ormanin icinde gideceginiz… Devamını oku »

Zeliha Altınkaya
Üye
Member

Mevsimimi seçiyorum Ben ilkbaharım, aslında her zaman ilkbahardım. İçimden hep bişe yapmak geliyordu uzun zamandır. Ama ben o “bişe” nin ne olduğunu bilmiyordum. Biraz da zamana ve akışa bırakmak istedim. Doğal olarak gelsin beni bulsun. Dilimden, gönlümden, parmaklarımdan akıp gitsin kendi yolunu bulurken bana da yoldaş olsun istiyordum. Her zaman kırtasiye ürünleri cezbetmiştir beni hiç bir zaman kayıtsız kalamadım ne deftere ne kaleme ne de kitaba. İlkbahar neydi sahi benim için, nasıl yaşardım ruhumun derinliklerinde ben ilkbaharımı… Renk cümbüşü, tazelik, yenilik, yeni düşünceler, temizlik, ferahlık ve içimde balonların uçuşması ilkbaharda. Hep bunları hatırlıyorum. Mis gibi uçuşan özgür tül perdelerin verdiği… Devamını oku »