Ders 1, Konu 2
Devam ediyorsun

Alıştırma

20/09/2021
Ders Tamamlandı
0% Tamamlandı

Siz yazı sürecinizin hangi aşamasındasınız bugün:

Kış: (SU) Durdum. Yazamıyorum. İçime döndüm bu aralar. Kitap okuyorum. Dinleniyorum. Yazdığım bir şeyler var ama onlara bakamıyorum bu aralar. Daha çok film izliyor, kitap okuyorum. Başka hobilerimle ilgileniyorum. Yazdıklarım, yarattığım karakterlerim sık sık aklıma geliyor, bulaşık yıkarken, yürüyüş yaparken. Bazılarını daha iyi anlıyorum artık. Hatta hikayenin gidebileceği başka bir yol daha gördüm.

İlkbahar: (AĞAÇ) Heyecanlıyım. İçimde o kadar çok proje ve fikir var ki, hepsiyle ne yapacağımı bilemiyorum. Sanki sürekli yeni fikirler gelir aklıma. Bir kitabı okumaya başlıyorum başka bir kitap takılıyor gözüme. Her şeyden tetikleniyorum. Sürekli kitap, öykü, yazı fikirleri geliyor aklıma. Kenara koyduğum o hikayeyle ilgili bir sürü fikrim var şimdi. Hangisini seçmeliyim aşamasındayım.

İlkyaz: (ATEŞ) Yazıyorum. Sürekli yazıyorum. Ne olduğu önemli değil, içimden akıyor sanki yazılar. Bazen öyle cümleler kuruyorum ki ben bile inanamıyorum. Sanki bir hikaye de şekilleniyor bu aralar. Bütün bu parça parça yazdıklarım aslında bir hikaye anlatmaya başladı sanki ama henüz onun ne olduğunu bulamadım. Sadece yazmak istiyorum. Kenara koyduğum hikaye akıyor şimdi benden.

Sonyaz: (TOPRAK) Durdum. Yazmıyorum pek bu aralar ama eski yazdıklarımı okuyorum. Onlara bakıyorum, ne demişim diye. Bir kaç defa okuyunca yazdıklarımı sanki genelde 3 ya da 4 ana hikaye anlatmışım gibi geliyor. Yazıları bu başlıklar altında dosyalara ayırdım.

Sonbahar: (METAL) Atıyorum. Ne yazmak istediğime karar verdim. Ona ait, o hikayeyi besleyecek yazıları bir araya getiriyorum. Diğer yazıları başka bir yere koydum. Yazdıklarımın içinden de bu yazmak istediğim şeye uygun cümle, paragraf, sayfa ayıklıyorum. Bazıları hiç bir yere uymadı, onları atmak istiyorum. Biraz heyecanım azaldı. Burada bir hikaye görüyorum ama şimdi cılız bir şeye dönüştü. Sanki hikayenin temel taşları var ama daha doldurulması gerekiyor.

Yukarıdakilerin hepsi sizin sürecinizi yansıtmayabilir, ama genel olarak hangi mevsim sizin şu andaki durumunuzu anlatıyorsa onu seçin aşağıdaki alıştırmayı yapın:

  1. Seçtiğiniz mevsimi anlatın. O mevsim sizin hayatınızda nasıl yaşanır onu anlatın. Bittiğinde yazınız, o yazdıklarınızın yazma sürecinizde şu anda bulunduğunuz anı anlattığını düşünerek bir daha okuyun.
  2. Seçtiğiniz mevsimin elementini yazın bu sefer. O elementin sizin için çağırıştırdığı her şeyi anlatın. Bu da yazı sürecinizi sembolik olarak anlatıyordur. Ne görüyorsunuz?  Sürecinizin bu aşaması hakkında ne anladınız?
  3. Bu çalışmaların sonunda fark ettiklerinizi de dikkate alarak kendinize bu dönemi geçirmek için 3 hedef, rutin belirleyin. Bu dönemin doyuma vardığını nasıl anlayacağınızı yazın.

68
Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
56 Yorum sayısı
12 Yorumlara gelen cevaplar
55 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
56 Yorum yapanlar
Yeşim CimcozCeyda YücekalIşıl İstanbulluoğluLEYLA KARAGÜLPınar Palamutlu Güncel yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir
Ayşe Yazgan
Üye

BAHAR: Uzun ve çetin bir kışın ardından bir anda ve hızla bahara girdim, hatta baharın bazı günleri yaz sıcağında. Corona günleri önce yazarlık atölyesine başlamıştım, şimdi Corona günlerinde yazıyla şifalanmak, bu atölye ve 2 haftadır şifayı beklerken online buluşmaları iyice hızlandırdı attığım tohumların büyümesini. Fikirler gelmeye başladığı gibi, bazıları da yazılmaya başlandı. Hiç bitmeyecek sandığım, hatta artık kuzey kutbunda yaşadığıma kanaat getirip, kabullenmeye başladığım kış mevsiminden çıkışıma ve “ateş”lenmiş olmaya şaşıyorum.

Aslı Mursaloğlu
Üye
Member

Çocuk kitabı yazma atölyesiyle başlayan ve şekli azıcık eğri büğrü de olsa bir döngüm vardı. Ancak içine girdiğimiz bu tek mekan ve aynı günler döngüsünde kış mevsimi yaşıyorum. Kendimi videolarınızı izleyene kadar suçlayıp, maymun iştahlı olmakla suçladım. Dediğiniz gibi bol bol dizi/film izleyip kitap okuyarak geçiriyorum günlerimi. Fikirler hayalet gibi geliyor ancak bir türlü başlayamıyorum. Sanırım sürekli evde olmayı çalışan bir insan olarak yayılmak ve uyumakla ilişkilendiriyorum. Ama şuna inanıyorum ki bu dolu dolu sancıyan kış kendini üretimin başı olan bahara bırakacak. Şu hayatla ilgili en çok sevdiğim şey de bu zaten hiçbir şeyin kalıcı olmadığı.

hyerebasmaz
Üye
Member

1.ilkbahar/ içimde açan kelimeler var; mavi, mor, yeşil, sarı dağ menekşeli gibi… Birazı orada birazı bak bak tam şurada 🙂 rengarenk hepsi büyülü… başımda açan papatyalar var, kalbimin ortasında annemin bahçesi var, avuçlarımda ise küçük bir dağ çileğinin minicik çiçekleri var daha kendini doğurmadan mis gibi kokan… hepsi başka türküler söylüyor, hepsini dinlemek, hepsiyle sohbet etmek istiyorum.. hepsiyle başka ne yapılır bilmiyorum… 2.ağaç/ şimdi sizi en kıymetli dostlarımla tanıştırmak istiyorum. ıhlamur/ kovuğuna saklanırım her pazar uzun uzun sohbet ederiz… kimi der 80 yaşında, kimi 100. bana göre hep çocuk ama bir o kadar da bilge… çünkü ağlarım dinler, gülerim yargılamaz…… Devamını oku »

Berrin Arı
Üye
Active Member

Bahardayım.Ekilecek tohumların toprağın üzerine fışkırmak için beklediği demler hangi tohumu ekeceğime karar veremiyorum Öyle bir tohum olmalı ki bu toprağın üzerine çıkıp ürün verdiğinde dikkat çeksin faydalı olsun beğenilsin tamam bu diyeceğim tohumuma karar veremedim.Ben bir ağacım tek kökümün çok sağlam olması topraktaki tüm elementleri emmeliyim ki gökyüzüne açılacak dallarımı besleyebileyim Öncelikle işe yazmakla başlamalıyım yani tohumu ekmekle, büyümesine göre seçim yaparım

melisaerdin14
Üye
Member

KIŞ / SU Yokluk, hiçlik. Boşluktan var olmadık mı? Nereye gittiler? Neredeler? Bir girdap gibi saldırınca duygular, düşünceler, korkular, mutsuzluklar, geldikleri hızla kocaman bir hortuma girip o deliğin, karanlığın içinde kayboldular. Gelirlerken yakalayamadım, tanımlayamadım, giderlerken arkalarından bakakaldım. Kendi renklerini kaybettiler, bir bütün olup yok olurlarken bembeyaz, uzaklaştıkça geride siyahı bıraktılar bana ve bu koca kara kuyuyu. Bakıyorum ucundan, derinliğini bilmeden göremeden ama hissederek. Nereye gittiler? Ne kadar baksam o kadar karanlık. Alışır mı gözlerim bakarken? Geceye ışık olur mu inancım? O zifiri karanlık dipsiz bucaksız mağarada yürürkenki gibi her adımda cesaretim ile aralanır mı ışığa kalbimin perdeleri? Biliyorum oradalar. Çıkacaklar… Devamını oku »

Sema ERVİN
Üye
Active Member

Yazılarımı gözden geçirip işime yarayacakları toparlamaya, kümelere ayırıp dosyalamaya başlamıştım. (Anı kitabı, Denemeler, ve Yazı evi ödevlerim). Kitabımın ilk üç bölümü olacağını düşündüğüm yeni bölümler yazmıştım. Yeşim’in alıştırmalarından biri (yazmaktan çekindiğim şey ödevi bu konuda çok yararlı olmuştu). Sonra Korona geldi. Zannedersem bir ay önce Sonbahar’a geçmiştim ama Korona yüzünden Sonyaz’a geri döndüm. Sonyaz’ı nasıl yaşarım? Çalıştığım zamanlar, valiz hazırlamak, iki valize sığdırıp götürülecek şeyleri satın almak, hediye almak, arkadaş siparişleri, bir koşuşturmadır geçerdi. Daha sonra oradaki evimi temizlemek, jetlag’den bol bol uyumak. Bir sürü iş yaratırdım kendime, yeter ki vereceğim dersleri hazırlamayayım. Tüm önemli işlerimi son ana bırakmak gibi… Devamını oku »

feyza cengiz dündar
Üye

ilk yazdayım ,elementim ateş.

Fidel Kaplan
Üye
Member

Mevsimim Kış ve elementim Su. Bunların üzerine ayrı ayrı yazdıktan sonra, içinde bulunduğum dönem ve yazma sürecim üzerinde fark ettiklerim şöyle: Bu dönemi aslında sevmiyorum çünkü yazmamak beni rahatsız ediyor. Ne yapacağımı bilmediğimi ve karamsar olduğumu düşünüyorum, böyle düşündüğüm için de kendimi suçluyorum. Yazmak benim için yaşamsal bir ihtiyaç. Sessiz, sakin, düzenli ve güvenli ortamlarda yazmayı tercih ediyorum. Kargaşa, kaos, belirsizlik yazmamı engelliyor. Yazının zor süreçlerinden korkmuyorum, karşılaştığımda başa çıkabileceğimi biliyorum, bazen bu zorluklardan keyif aldığım bile oluyor. Yazmak hayatımda daima olsun istiyorum. Bu çalışmaları yaptıktan sonra, içinde bulunduğum dönemle ilgili olarak yaptığım değerlendirmede, -geride bıraktığım aylarda hayatımdaki yoğunluk, belirsizlik… Devamını oku »

Gökçe Hatipoğlu
Üye
Active Member

Akmayan bir döngünün hikayesi: Yaşıyorsun. Canından can alıp toprağa katıyorsun. Ona güveniyorsun, her şeyi teslim ediyorsun. Biliyorsun ki toprak daima korur ve destekler seni, bütün kalıntılarını saklar, görmek istemediklerini, yaralarının yere düşen kabuklarını, kendi içinde harmanlayıp yeni bir can koyar ortaya. Bak bahar geldi. Ektiğin tohumlar açtı. Onlarla göz göze geldin daha sonra onları her sulayışında yüzünü kağıtlara dönüp özsuyunu akıttığın günlerdeki gibi çoğalttın onları, kocaman bir ağaç oldular, meyveler verdiler sana. Topla bizi dediler, al dalımızdan al ve bu akışı sağla dediler. Sen ise toplamadın. Kendi ektiğin suladığın, büyüttüğün, meyvesine kaynaklık ettiğin, o ağaçların meyvelerine el değdirmedin. Rüzgarın ve… Devamını oku »

didemsatir
Üye
Member

Sonyazdayım, elementim toprak.

1 2 3 6