YARATICILIĞA DAVET 1. GÜN

İlk gün insanları dinlemekten başım şişti. Biliyosun, alışkın değilim ben böyle şeylere. Benim için yaşamak denen şey kendi odanda, kendi içinde, kendiliklerle dolu ne varsa orda gerçekleşir. Sanki başkaları karışınca bu işe yaşamak bana ait değilmiş gibi hissederim. Ne tuhaf fakat insanlara baktığımda tam tersini görüyorum. Şu yanımda oturan ve asla susmak bilmeyen, daha önce kendisiyle kalmayı deneyimlememiş geveze herif, etrafımdaki insanların bana göre çok farklı olduğunu gösteriyor. İşte buraya nasıl geldiğimi sormayın. Her şey bi hayal borcu yüzünden. Bir süre para kazanmak için gereksiz insan sesleri duymak zorundayım. Daha çok olmadı, nereden baksan 17 saat evet bir gün daha dolmamış olabilir ne var bunda? Bu yazıda bir Rusluk seziyor musun? Hayatımız dünyanın bir ucundaki insanlarla benzer fakat hepsiyle değil. Benim gibi olanlar da kalıbımı basarım buraya gelmek zorunda falan kalmamıştır. Ah benim şu aptal inadım. Bir gün olsa durmaz ki. Ben bile söz geçiremiyorum ona. Etrafımdakiler de fark ettiler bunu. Benimle çalışmakta zorlanıyorlar. Beni buraya alıştırmak için saatlerce başımda durup konuşmaları gerektiğini zannediyolar sanırım. Onlara ağzımı zor açıyorum. Eğer açarsam 50 cümlelerine karşı yalnızca 1 cümle söylüyorum. Bu gariplerine gitse de devam ediyorlar. Demek ki burada tek inatçı ben değilim. Çalışma süresi bir an evvel bitse de masamın başına geçsem. Uyku uyumadığımı bilirsiniz.Ancak günde 2 saat uyuyabilirim. Yerimde olsan sen uyuyabilir miydin? 

 

ESRA ÜNLÜ

Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
  Bildirim al  
Bildir