Anı dediğimiz nedir?

Anı nedir, bir anı nasıl oluşur, sonradan nasıl ona ulaşır ve hatırlarız? Hatırladığımızda bize ne yapar, nasıl dönüştürür? Yıllardır hem kendi anılarımı yazarken, hem başkalarının anılarını dinlerken bunları çok sorguladım. Ablamla ikimizin aynı evde büyüyüp bir sürü olayı farklı hatırlıyor olmamız, anne babamızı farklı algılamamız nedendi? Bunları araştırmaya koyuldum. 

Anılar özünde geçmiş olaylarla ilişkin kişisel deneyimimizin zihinsel kayıtlarıdır. Bir anı duyularla başlar çünkü biz dünyayı duyularımızla algılıyoruz. 

Çevremizde ve hayatımızda yaşananları deneyimlerken beynimiz hangi bilgileri depolayacağına karar veriyor çünkü hepsini hatırlıyor olsaydık hiç bir şey yapamazdık. 

O yüzden beyin seçiyor. Bu önemli, bu değil diyor. Önemli olarak seçtiği bilgiler anılarımızı oluşturuyor. Anılarımız beyinde hipokampüs tarafından işleniyor ve serebral korteksin farklı yerlerinde depolanıyor. 

Beyin bir de depoladığı bu anının ne kadar önemli olduğuna da karar veriyor. Kısa bir süre içinde tekrar kullanmamız gerekeceğine inandığı bilgileri, anıları kısa süreli belleğe yerleştiriyor. Bu, on dakika sonra aramanız gereken birinin telefon numarası olabilir. Burada depo alanı kısıtlı. Uzmanlara göre kısa süreli belleğimiz en fazla yedi bilgiyi 30 saniye boyunca tutabiliyormuş. O yüzden sürekli kendimize tekrar ederek bu süreyi uzatmaya çalışıyormuşuz. Örneğin bir telefon numarasını hatırlamaya çalışırken onu tekrarlamak gibi.

En önemli bilgiler zamanla kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçiyor. Burada hangi bilginin geçeceğini belirlerken beyin daha sık tekrar edilenleri tercih ediyormuş.

Burada depolama alanımız daha geniş olduğundan daha uzun bir süre bilgiyi tutabiliyoruz. Beyin tüm bu işlemleri, neyin önemli olup olmadığını belirlemeyi, otomatik bir şekilde yapıyor ve belli bir sistem kullanıyor. 

Karar verirken önem verdiği şeyler bir bilginin tekrar etmesi, önceliği ve yeniliği, şaşırtıcı olması, duygusal bir iz bırakmış olması, olumlu ya da olumsuz bir sonuç doğurmuş olması belirleyici oluyor. 

Beynin işleyişi, hafızaya neyi alıp neyi almadığı, anıları nasıl oluşturduğu, onları nasıl geri çağırdığıyla ilgili daha bilmediğim çok şey olduğunu düşünüyorum ama buradaki bilgilere baktığımda görüyorum ki duyular önemli, şaşırtma önemli, tekrar önemli, duygular önemli ve bir sonuca varması önemli.

Belki de o yüzden bir tokatı unutmuyoruz, ya da beklenmedik bir şefkat gördüğümüz bir anı, kokular o yüzden bir çok görseli canlandırabiliyor ya da bir müzik parçası bizi duygulandırıyor da başkasında aynı etkiyi yaratmıyor. İnandığımız şeyleri tekrar ediyoruz, belli davranışları tekrar ediyoruz ve onlar anılarımızda bazen tek bir an olarak hatırlanıyor. Sanırım bir sonuca varması önemli olduğundan da belki bunları bir hikâyeye yerleştirip öyle saklıyoruz zihnimizde.

Hafızayla ilgili bu kısacık bilgiler bir de bize kurgu yazarken nelere dikkat edersek daha kalıcı bir hikâye yazabileceğimize de işaret ediyor aslında; duyuları iyi kullanırsak, okuru ara sıra şaşırtabilirsek, bazı şeyleri tekrar edersek, bir ritim oluşturursak, duyguları canlandırabilirsek ve hikâyemiz bir son duygusu yani bir anlam yaratabilirse, sanki okurun zihninde daha uzun süre kalma ihtimali olacaktır.

2
Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
1 Yorum sayısı
1 Yorumlara gelen cevaplar
2 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
2 Yorum yapanlar
Yeşim CimcozAysim Goral Güncel yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir
Aysim Goral
Üye
Noble Member

En fazla 30 saniye 7 bilgi…. çok acımasızmış. O zaman ben en iyisi bu kafaya liste yazma olayında ev işlerini çıkarayım:)