Anı Yazmak

Yazmak, farkındalıklar çoğaldıkça, omuzlarımızda ki yüklerin hafiflemesini sağlar. Yazarken bir bakarsınız ki gözünüzün önünde bir şimşek patlamış. ‘Evet işte bu,’ dersiniz. Dönüşürsünüz, ferahlarsınız. Ben içinden çıkamadığım problemlerimin kimini yazarak hafiflettim, kimini de yok ettim. O yüzdendir ki anı yazmak, aynı zamanda terapi gibi gelir bana. İnci Aral, anı yazmak için şöyle söyler; ‘Yazmak insan ruhunu, bilincini, dalgalanma, yükselme ve düşüşlerini anlama çabasında, süreçleri, oluşumları ve değişimleri ile insanın önce kendi gecesini aydınlığa çıkarma çabasıdır.’ Bu sözün gerçekliğine inanırım. Anı yazmak, kendi gecenizi muhakkak aydınlatacaktır. Nietzsche’de ‘Hepimizin trajedisi bir zamanlar çocuk olmamızda yatar,’ der. Yazı, yaşadığımız trajediyi, anlamlandırır. Anlam bulmuş trajediler de travma yükünden kurtulur. Üstelik bunu tek başınıza başarmanın haklı gururunu da yaşayacak, gücünüze tekrar kavuşmanın ilk adımını atmış olacaksınız.

Zihnimiz birçok an ve anıyla doludur. Geçmişe dönüp baktığımda, dantel bir masa örtüsü, rengarenk, yumuşacık yünlerle dolu bir sepet, beyaz sabun kokusu, tereyağlı su böreğinin tadı, kızımın doğduğundaki ağlama sesi, şimdi yazarken ilk aklıma gelen anlar. Tüm anlarımız da hikayeler duruyor, üstelik kurguya çok da gerek kalmadan. Sadece yapmamız gereken kendimize zaman ayırmak ve yazarak hatırlamak. Bazen bir koku, ses, görüntü, dokunduğunuz ya da duyduğunuz bir şey sizi hemen o ana götürür. İşte o zaman yanınızda küçük bir defteriniz olursa unutmamak için hemen notunuzu alırsınız.

Anı kitaplarını okumayı severiz, gerçektirler. Başkalarının ne yaşadığını merak ederiz. Hele de yaşantılarda kendimizden bir şeyler yakalarsak, rahatlarız. ‘Yalnızca ben yaşamamışım, bu olağan bir şeymiş,’ hissi uyanır. O hikayelerde birisi bir acının içinden geçip dışına çıkabilmiştir. Bu da bize cesaret verir.

Bazen de arkamda kalıcı bir şey bırakmak istiyorum, demektir anı yazmak. Unutulmamak için en güzel araçlardan biridir.

Anı yazmak, bazen karanlık, bazen puslu ama sonu muhakkak aydınlık olan büyülü bir yolculuktur.

Nil Tolga Çokyaşa

Related Articles

Çocuk Cesaretiyle Yazmak

Herkesin bir hikayesi olduğuna ve bu hikayelerin mucizevi bir sihire sahip olduğuna inananırım. Ergenlik sürecimde, gerçek dünyayı oldukça zor kabullenen bir çocuk oldum. Hayattan mucizeler…

Çığlık atar gibi yazmak

“Böyle…çığlık atar gibi yazmak istiyorum!” Kitaplar okuru dönüştürür. O kesin. Çoğu zaman o dönüşümü fark etmeyiz. Ne güzel bir hikayeydi deriz, üzerinde belki tartışırız ve…

Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
  Bildirim al  
Bildir
Araç çubuğuna atla