ATAK

Şimdi ,şu anda yaşadıklarımdan, bu ataklardan kaçmasam ne olur? Durup burada, neler olduğunu izlesem ne olur?”
Migren ve panik, kaygı atağım her ne ise ansızın sınıfta gelince sakin olup yakınlık kurabileceğimi fark etmiştim. Bunun bir anlamı olmalıydı demiştim bir önceki atakta. Bedenim uyarıyordu. Yönüm yanlış mıydı? Pusulamı seçmeliydim. Haritayı elime aldım. Bana neyin iyi geleceğini hissediyor, tam olarak anlamlandıramıyordum. Erteledim. Yaz geldi. Yaz ile arama kimse giremezdi. Yaz günlerinde iç sesim oldukça yükseldi. Ve her geçen gün giderek yükseldikçe yükseldi…
Sınıfa geri dönelim. Atak geldi ve ben sınıfın ortasında ayaktaydım. Bir an sessizlik oldu. Dilim ve sol kolum uyuştu. Zihnim boşaldı. Öğrencilerin isimlerini unuttum. Sınıf tam karşımdaydı. Konuşmakta ve toparlanmakta zorlanıyordum. Sakin…Sakin ol! Gözlerimde ışık çakması ve yarım görme ile birlikte camdan içeriye süzülen parlak güneş ışığı ve en kısık ses bile dayanılmazdı. Beş dakika sürdü ve geçti ama baş ağrısı da tuzu biberi oldu. O andan en çok aklımda kalan ise “ya isimleri ile seslenmem gerekirse ne yaparım!” oldu. O an perdeler kapansa ışıklar sönse ve şuracıkta uzansam, kimse bana dokunmasa, sadece uyusam…
O an öylece kaldı. Bunun üzerinden çok sular aktı.
Ciddi kararlar aldım. Ertelediklerimi yapmaya başlamak başlangıç olacaktı. İlk adımı atma kararı aldım.
Herkes büyülü şehirdeydi. İki yakası bir araya gelmeyen şehir… Ben de kapıldım o büyüye. Sürüklendim. Düştüm. Kalktım. Düştüm. Eğlendim. Güldüm. Sevdim. Sevilmedim. Öğrendim. Kavga ettim. Ağladım. Yaşadım o büyülü şehirde. Kalabalıklara karıştım. Boğazına dolandım. Baharına aldandım. Havasına kandım. Tarihine yandım. Herkes gibi ben de büyüsüne kapıldım. Ve gün geldi yoruldum. Sığamadım. Açılmak istedim. Eski bir dost olarak kalsın dedim. Yelken açtım. Gönlümde ay çiçekleri yüzümde gülücükler… Ferahladım. Yaz geldi. Denize koştum. suya daldım. Yüzdüm. Suyla dalgalandım. Sabah oldum. Yürüdüm. Yürüdükçe konuştum. Konuştukça yükseldim. Dağ oldum. Dağda bağ oldum. Bağda üzüm şişede şarap oldum. Şaraptım yıllandım. Şişeydim kırıldım. Dağıldım. Yerde kan kırmızı oldum. Kurudum. Taşta iz oldum.

0 0 votes
Article Rating
Bildirim al
Bildir
3 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
GÜLTEN KARAHAN
Member
13/03/2022 10:56

”şaraptım yıllandım, şişeydim kırıldım” çok güzel, elinize sağlık.

Nazmiye Demirci
Member
28/02/2022 17:46

Yazını keyifle okudum Seçilciğim. Kahramanın ile sınıfta ayakta kalakaldım. İki yakası bir araya gelemeyen şehirde dolandım. Kahramanın taşta iz olduğunu sanıp dursun, hikayesi belleğime yer etti. Kalemine sağlık, yeni yazılarını bekliyorum

taskanmerve Taşkan
Member
27/02/2022 14:12
Gün :
Saat :
Dakika :
Sn

Hoşgeldin !
Seni Tekrar Aramızda Görmek İstiyoruz

Yazarlar Kulübü
Seni Bekliyor

✎Bize ulaşabilirsiniz