Ay’a Sordum: Nuray Narbay – İnsana

Kafan karışık anladık. Zaten insan çokça kafa karışıklığından başkaca da  bir şey değildir aslında, zamanla pişmanlık alır yerini, ne yapsa ya da yapmasa. İçinde yükselip sana “yap” diyen  o hırslı sesi bilirim, damarlarında avının üstüne atlayan kaplanın motivasyonu ve adrenalini vardır. En ucuz şey candır, en uzun şey hayat sanırsın çünkü.

Herkesin kendini aşma sınavı, aşamayıp, kendine takıldığı, gücü ölçüsünde kendini kurtarmaya meyl ettiği haller silsilesi küçücük hayatlarımız, toz zerresi dediklerinden,

Bilgiye hasret, bilgiyle zehirli zihinlerimiz, bedenler sevilmeden sevdirilme peşinde tarafımızdan, beğenmediğimiz ne varsa kendimizde, beğenilsin istiyor, çok sevmeden çok sevilmek, hiç saymadan hep sayılmak, kıskanılmadan alkışlanmak, ışığımızla fark edilmek, yüzleşmeden aklanmak, itirafız beraat etmek, affetmeden affedilmek, yalanımıza dürüstlük, acı çekmeden aşk yaşamak, risk almadan kazanmak, iz bırakmak istiyor kısacası herkes kendi meşrebince buraya.

Nereye gider dersen bu hikâyenin sonu, işte burası muamma, kendi gayretin kaderinin hizmetinde beyhude bekli yedebilir ya da dizginleri eline alıp hür de kılabilir.  

En yakınlarını en uzak, en uzaklarını en yakın eder insan.  Kendinden bir ben çıkarma derdi, bütün yanlış hissiyatını, çıktığın yere boca ettirir. Şimdi anlıyorum, fıtratı böyle yaşamın. Bunca lakırdı haklı, haksız fark etmeden, yanında getirdiğin hikâyeyi yaşamak için aslında. 

Herkes haklı, herkes özel, herkes istiyor, herkes bekliyor, herkes sabırsız, herkes hak ediyor, hep başkalarını konuşuyoruz yargıda, bir tek bizim hayatımız önemli imişçesine yaşıyoruz, en savunmasız, en yaralı, en haklı, en güçlü, bir zamanlar tek biz sadece çocuk olmuşçasına, bir tek bizim canımız can mışçasına, herkesten gayrı, herkes olduğumuzu unutup, tek kendimizi kurtarırsak kurtulacağımıza eminiz gözü kapalı.

Yaşadığımız, hissettiğimiz her şeyin insana ait olduğunu unutup, kötüler, çirkinler, güzeller, iyiler yapıştırıyoruz üzerlerine, gruplar, Senler, benler, renkler, sınırlarla dolu olan.

Görmüyor, göremiyoruz, kendi suretimizde başkalarını, bu yüzden kendimizde hiçbir zaman tam, hep beraber, sıyrılıp benlerimizden üryan, göremiyoruz sadece insan denen halimizin çıplaklığını.

Nuray Narbay
Mayıs 2020

Nuray’ın sesinden dinlemek için:

Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
  Bildirim al  
Bildir