Başlangıçta

Yeni Diye Bir Şey Yok Aslında

Başlangıçta her şey çok güzel görünüyor. Yeni insanlar, yeni ortam, yeni proje. Hepsi ayrı ayrı ilgi bekliyor, bir süre beynimin bütün kıvrımlarını meşgul ediyorlar. Hangi dosyanın, ortak alandaki hangi klasörde olduğunu aramakla, tuvaletin yerini, kahve makinasının nasıl çalıştığını, kimi hangi odada bulabileceğimi, kısacası neyin nerede olduğunu öğreninceye kadar geçen süreçte sadece beynim değil bedenim de yoruluyor. Nasıl da ümit dolu oluyorum başlangıçlarda. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan akşam oluveriyor her seferinde. Ve yine her seferinde olduğu gibi zaman geçtikçe, öğrenme süreci tamamlanıp taşlar yerine oturdukça gerçek bütün açıklığıyla gösteriyor kendini. Heyecan sona eriyor. Başlangıç diye tanımladığım o yepyeni, umut dolu günler yerini öncekilere benzer rutine bırakınca fark ediyorum. Bütün insanlar aslında birbirine benziyor, bütün ortamlar neredeyse birbirinin aynı. Duvarların rengi, sandalyelerin markası, çalışanların isimleri, projenin kapsamı farklı olabilir. Oysa azıcık dışarıdan baksam, aslında her şeyin birbirine ne kadar benzediğini fark ediyorum. Kahve her yerde aynı kokuyor demlenirken. Bayat çay aynı kekre tadı bırakıyor ağzımda. Yeni proje diye heyecanlandığım her ne idiyse, benzer sorunlar yaşanıyor eninde sonunda. İnsanlarda aynı ego, toplantılarda aynı tip tartışmalar, bütçede kısıntı. Başlangıçta yeni gibi görünen her şey, daha öncekilerin bir tekrarı oluyor. Dönüp dolaşıp aynı kapıya çıkıyor gibiyim. Yeni diye bir şey yok hayatta, hepsi de aslında çok tanıdık. Bilge kişilerin yüzyıllar önce fark ettiği gibi, hayat gerçekten de bir döngüden ibaret. Baştaki o heyecan olmasa aynı şeyleri tekrar tekrar nasıl yaşar yoksa insan delirmeden?

Ekim2023

0 0 votes
Article Rating
Bildirim al
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Gün :
Saat :
Dakika :
Sn

Hoşgeldin !
Seni Tekrar Aramızda Görmek İstiyoruz

Yazarlar Kulübü
Seni Bekliyor

✎Bize ulaşabilirsiniz