Bizden Biri: Işıl Camgöz – Bir Doğumgünü yazısı

Bugün Benim Doğum günüm

İsmim Işıl.
43 yaşındayım.
Bugün benim doğum günüm.
Ne sarhoşum, ne yastayım.
Ne de bir bar taburesi üzerinde, babamın öldüğü yaştayım.
Çok şükür babam yaşıyor hala☺

Aslında bu doğum günümde tüm bu rock görünümlü arabesk duyguların ötesindeyim. Hayatımda mutlu olacak her zamankinden farklı bir olay olmadığı gibi, Covid, ekonomik kriz, siyasi sorunlar falan var. Ama ben mutluyum. Bu bir seçim ve ben mutlu olmayı seçiyorum. Sahip olamadıklarıma, yapamadıklarıma, beceremediklerime odaklanmak yerine, elimdeki güzelliklerin kıymetini bilmeyi seçiyorum. Hatta fark ettim ki klişe kişisel gelişim kitaplarının klişe bulup burun kıvırdığım bazı tespitleri de doğruymuş. Mesela, kötü sandığım şeyler bile bana birer hediyeymiş. Onlardan çok şey öğrendim. Kendilerine teşekkürü bir borç bilirim. Yıllar boyunca sürekli onlarla didişerek, onları suçlayarak kendimi haklı çıkarmaya çalışmışım. Artık kendi hatalarımın sorumluluklarını alabilecek durumdayım. “Anam öldü de ondan, babam dövdü de ondan, toplum kötü de ondan, imkanlarım yok da ondan” demenin bana bir faydası yok. Bütün günah keçilerimi bütün kalbimle affettiğim noktadayım. Onların hiç hatası yoktu diye samimiyetsiz bir laf da edecek değilim. Onların hataları beni ilgilendirmez diye bakmayı tercih ederim. Adı üstünde “onların” hataları. Dilbilgisinin yüce kuralları bilenler bilir, “iyelik” ifade eder bu kelime, yani sahiplik. Herkes kendi hatasına sahip çıksın; ben de benimkine ☺ 

Yapabildiğim kadarıyla tabii! “Ben oldum ya, erdim ben, çözdüm bu hayatın sırrını” diyecek kadar delirmedim henüz. Kendimizce biraz ilerledik işte, o kadar. Kendin olarak var olmak başlı başına taraflı bir durumken, her şeyi tarafsızca değerlendirebildiğini iddia etmek zor!

İsmimi babam koymuş. Aslında Ayşegül olacakmış. Son anda babam, “Bir de oğlumuz olursa adı Işıtan olur, bu da ona uygun olsun”demiş. Işıl ismini hep kaba buldum. Hep kibar, tatlı, narin Ayşegül’e özendim. Işıl bedeni içinde Ayşegül ruhu taşıdım bir nevi. Adı Arzu, Dilek olanlara hep imrendim. Onlar sanki hep benden daha fazla arzulandılar, dilendiler gibi geldi.

Bu doğum günümde ismimle de barışmaya karar verdim. Asında karar vermedim, kendiliğinden oldu bu! Evet, ben Işıl’dım. Ayşegül kadar narin, Arzu kadar istenmiş değildim belki. Yine de kendime özgü bir parıltım olduğu inkar edilebilir mi?

Hastalıklarla geçen uzun yıllarıma ağlayıp dururdum. Şimdi onları film gibi uzaktan izlediğim bir dönemdeyim. Geçenlerde yaşadıklarımı bir kadın kulübüne ve bir sanal dergiye yazdım. Çok beğenildi, ayrı. Ama beni en çok sevindiren birkaç kişinin bana ulaşıp ne yapabilecekleri konusunda yardım istemeleri oldu. Tabii ki doktora gitmek öncelikli ama yaşadıklarımdan yola çıkarak onları yönlendirmek, umutlandırmak da ayrı güzel. Ve boş bir umut verme değil bu. Çünkü ben iyileştim, onlar da başaracak!

Güzel arkadaşlarım var benim; dilimde dolanan “Bazen hiç doğmamış olmayı diliyorum” şeklindeki şarkı sözlerini, “Seni öpücüklere boğsam; su olsam, ateş olsam, dilindeki şarkıyı değiştirsem, benimle oynar mısın?” diyerek değiştiren. “Senin yine canın sıkılmış, hayrola?” diyerek arayan ve sevgi mesajları yollayan onlarca, evet onlarca arkadaşım var benim. Yine şarkı da dediği gibi: “İyi dostlar biriktirdim, hepsi ailem oldu.”

Şarkılarım var benim. Çok sıkıldığımda Charlie Chaplin’in “Modern Zamanlar” filmi için bestelediği ve sonradan üzerine sözler yazılan “Smile-Gülümse” şarkısını dinliyorum.

Gülümse, kalbin acısa da
Gülümse, her ne kadar kırılsa da(kalbin)
Gökyüzünde bulutlar olduğunda,
İdare edeceksin
Korkun ve acınla gülümsersen,
Gülümsersen belki yarın,
Hayatın hala yaşanmaya değer olduğunu,
Fark edeceksin!

Bazen başkalarıyla ters düştüğüm oluyor. Dışlanıyorum belki. Belki sadece öyle zannediyorum, kendi korkularımdan dolayı. O zaman yine bir şarkı söylüyorum:

Karabalık ters yüzüyor
Kafasına koymuş, durduramazsın
Kalabalık ters bakıyor,
Kafası karışmış, anlatamazsın
Karabalık, belki yalnız
Ama bununla korkutamazsın

Kitaplarım da var benim. Çok sevdiğim yazarlarım var. Biri diyor ki: “Bazen alabileceğin en büyük intikam affetmektir. Ve bazen karşıdakine verilebilecek en güzel cevap gülüp geçmektir.”

Bazen tipler kitaplardan fırlayıp konuşuyorlar:

“Hatta gariptir, bu kadar yalnız insanın onca geniş bir yüzeyi olması”(Onca Yoksulluk Varken-Emile Ajar)

“Bütün hayvanlar eşittir. Ama bazıları daha eşittir.”(Hayvan Çiftliği-George Orwell)

“Bir ineğimiz olacak. Beki bir domuzumuz ve tavuklarımız da olacak; belki bir de ufak yoncalığımız.”(Fareler ve İnsanlar- Steinbeck)

“Ben bütün hayallerimde sana yer veriyorum Portuga. Tommiks ve Fred Thompson ile yeşil çayırlarda maceraya atıldığımda, sen çok yorulma diye bir at arabası kiraladım. Nereye gitsem seni görüyorum. Bazen sınıfta kapıya bakınca senin aniden belirip bana el salladığını düşünüyorum.”(Şeker Portakalı- Vasconcelos)

“Ne kavranılmaz bir yer şu gözyaşı ülkesi.”(Küçük Prens-Saint Exupery)

Yine de her zaman kurtarmıyor beni, şarkılar, kitaplar. Korkularım var hala. Tabii ki hepsini aşamadım ama elimden geleni yapıyorum, adımlar atıyorum. Mark Twain’e kulak vermeye çalışıyorum: “Ömrüm boyunca sorunlarla karşı karşıya geldim, yalnızca yarısı gerçekten vardı” diye sesleniyor bana. En çok korktuğum da “başkaları”; ve o sırada değerli bir psikoloğun sözlerini hatırlıyorum: “Yetişkinlik, kendiniz gerçeği bildikten sonra başkalarının ne dediğini umursamamayı öğrenmektir.” Bu doğum günümde daha bir yetişkinim sanki!

Freud diyor ki: “Bir gün geriye dönüp baktığınızda, mücadelelerle geçen yıllarınızın en güzel yıllarınız olduğunu göreceksiniz.” O halde var olmaya, mücadeleye, öğrenmeye, okumaya, şarkılara, sanata, arkadaşlıklara, dostluklara devam diyorum.

İsmim Işıl.
43 yaşındayım.
Bugün benim doğum günüm.

Mutluyum☺

7
Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
4 Yorum sayısı
3 Yorumlara gelen cevaplar
5 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
5 Yorum yapanlar
Mutlu SoykurtIsıl Camgözsemaervin ERVİNYonca Tokbasebruguman güman Güncel yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir
Mutlu Soykurt
Üye

Çok sıcak içten ve samimi bir anlatım, kutlarım…Nice mutluluk ve gülümsemeyle dolu yaşlara, sevgiler.

Sema ERVİN
Üye
Active Member

Ne güzel yazıyorsun Işılcığım, hep yaz, bizler de okuyalım.

Isıl Camgöz
Üye
Active Member

Canım Sema, sağol:) O kadar sevgi gördüm ki, bu kadar sevgiye nasıl dayanacağım diye düşündüm bir ara:) Ben de öyle bir garip insanım:))Hepinizi seviyorum 🙂

Yonca Tokbas
Üye
Active Member

Işılcımmmm doğum günün kutlu olsun! Sen IŞILsın.. IŞIL IŞIL… inek tavuk ve yoncalıklı kısımda olayı tamamen üstüme almam kaç puan :))) yolculukların en güzelini yazmışsın.. hayatta yolculuk… her duygu var.. tatlı tatlı… ışıl ışıl aydılık yazmışsın acıtanı da.. korkutanı da…umutla… Doğum günün kutlu, yeni yaşın da adın gibi gelsin sana…

Isıl Camgöz
Üye
Active Member

Anca cevaplıyorum iyi mi?:))))Sağol Yonca, çok teşekkür ederim:) Hayatta yolculuk işte, düşe kalka…Ama trekking gibi, iyi geliyor düşüp kalkmak:) Seni seviyorum:)

ebruguman güman
Üye
Member

Işıl Hanım,İyi ki doğmuşsunuz,sağlıklı,güzel yaşlarınız olsun,Gülmek engüzel yaptığımız eylem bence ve size yakışıyor,yazıyla,dostlarla,sizle ışıl ışıl parlayın,içten,sıcak yazınız için teşekkürler,çok şanslıyız kendi adıma,iyi ki varsınız,sevgiler

Isıl Camgöz
Üye
Active Member

Yeni cevapladığım için özür dilerim. İstedim ki içten bir cevap olsun. Bu yazı yazıldığı sıralarda çok yoğundum. Övgüleriniz ve desteğiniz için teşekkür ederim:) Sevgiyle, mutlulukla kalın 🙂