Blogculuk

1601671752625_1601671752405_20151225_100903.jpg

Yıllar yıllar önce bir blogum vardı. İsmini seçerken Miyazaki’nin ruhlarından esinlenmiştim. Ruh önemlidir ya onun filmlerinde. Her şeyin bir ruhu vardır. İyinin, kötünün, ağacın, kayanın, eşyaların… Şöyle bir replikten çok etkilenmiştim ki, ruh fenomeninin Miyazaki filmlerindeki önemini fark ettiğim cümledir kendisi :

“Ormanın ruhu ölmez, o hayatın ta kendisi.” *

eski blogculuğumdan bahsedecekken nerelere geldim! (Şimdi Sanalyazıevi’ndeyim :)) Yazdım, yazdım, yazdım o dönem. ne yazdığımı, neden yazdığımı bilmeden. (Macera yedi yıl sürmüş olmalı.) Yazmaktan bihaber ama, okuduğunu, seyrettiğini, gördüğün, gözlemlediğini yazan bir bloggırdık tabiki. 🙂 Gözlem derken tıpkı bir bulut yığını içinde dönüp duran onlarca maskenin arasında keyifle (çekirdek çıtlayan cinsinden) dolaşırdım. Flu (bu çok havalı bir kelime bence) ortamın nimetlerinden  faydalanıp, yazarak diklenmenin, sivrilmenin keyfini çıkarırdım.

Sonra mı? hayat bu ya, geçti hepsi!

*Princess Mononoke filminden bir replik.

 

Ocak 2019

Yazarken dinlediğim : Kaan Boşnak / Bırakma Kendini

Fotograf : Bir yılbaşı öncesi,  Moda Bademaltı Sokak’ta Yeşim Cimcoz Yazıevi’nde.

 

Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
  Bildirim al  
Bildir