Doğada Ne Olsam

21 Aralık 2009… Üç arkadaşımı trafik kazasında kaybettiğim o kara gün. Bu olaydan önce doğada bir şey olsaydım küçük, dünyanın kalanından habersiz yaşayan, mutlu mesut çiçekten çiçeğe uçup duran bir kelebek olurdum. 19 yaşında cıvıl cıvıl bir genç kızdım ODTÜ sokaklarında gezinen. Kendi küçük dünyasında mutlu mesut yaşayan minik bir kız çocuğu! Bu olayı yaşarken kapakları patlamış bir baraj oldum. Aktım, taştım, yine aktım, yine taştım. Hiçbir yere sığamadım. Hiçbir yere sığdıramadım kendimi. Canım çok yanıyordu. Suçlayacak birilerini arıyordum ve bulamıyordum. Büyüdükçe isyan etmemeyi ve kabullenmeyi öğrendim. Hala öğrenmeye devam ediyorum. Bugün 33 yaşındayım ve bir şey olsam şelale olurdum. Yılların birikimini saçıp başkalarını mutlu eden, doğaya hoşluk katan daha doğrusu katmak için çabalayan bir şelale… Ama aslında aynı çevreyi güzelleştiren bir şelale olmak yerine yazları güneye göç ederken mevsimler arasında Dünya’da durmadan tur atan göçebe bir kuş olmak isterdim. Varlığıyla tüm canlıları özgürlüğe özendiren, doyasıya hayatın tadını çıkaran, hatta “uçarken gördüm kesin bu sene çok gezeceğim” dedirten, masallarda bebek taşımasıyla yeni bir yaşam umudu olan bir leylek… Doğa nasıl da mucizevi bir yaratı! Hayatın her evresine bir metafor barındırıyor bünyesinde. Minnetle ve aşk ile…

0 0 votes
Article Rating
Bildirim al
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Gün :
Saat :
Dakika :
Sn

Hoşgeldin !
Seni Tekrar Aramızda Görmek İstiyoruz

Yazarlar Kulübü
Seni Bekliyor

✎Bize ulaşabilirsiniz