Karantina değil, Koza: Öykü Uyar Tekşen

Karantina değil, koza. Nasıl ördüm kozayı, nasıl geldim, bunu nasıl başardım?

Sorular zihnimde ama kalbime bakıyorum hazır uçmaya.

İçimden görüyorum kendimi. Oluşuyorum, oluyorum. Sadece oluyorum. 

Kanatlarım var benim, takıp çıkarttığım değil, öperek omuzlarımdan doğurduğum. Rengarenk kanatlarım var benim. Uçmaya hazırlanıyorlar, sadece oluyorlar…

Gözlerim, ağzım, burnum, kulaklarım oluyor, şu an sadece parlayan bir ışığım ben.

O ışıktan yayacağım özümü, o ışıktan yayılacağım evrene.

Ayaklarım var benim. Şu anda içimdeyim. Az kaldı dışıma doğmama.

Karantina değil, koza. İlmek ilmek ördüm kozamı, sabırla bekledim zamanımı. Beklerken boş durmadım temizledim, havalandırdım kozamı. Her bir köşesine dokundum. Şimdi kendime dokunma zamanı. Karantina değil, koza.

Çatlaklarımdan girecek içeri ışık.

“Yara, ışığın içine sığdığı yerdir.” demiş Mevlana.

Çatlaklarımdan doğuracağım kendimi. Kanatlarımı çırpacak ve önce olduğum yerde döneceğim. Döne döne varacağım yeni olduğum ben’e. Döndüğüm yerden filizleneceğim, daha sağlam, daha güçlü, daha ışıklı.

Ne olacak, nasıl olacak diye sormadan uçacağım ve aydınlatacağım.

Aydınlattıkça aydınlanacağım.

Üç, iki, bir.

Uyanış başladı!

Öykü Uyar Tekşen
8.5.2020 – 23:18
antalya

 öykü uyar tekşen

Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
  Bildirim al  
Bildir