Nereden başlayacağımı bilmiyorum…

Hayatın neresindeysen oradan başla. Çocuklu kalabalık bir hayatın mı var? Çocuklar ve ev yaşamının kaosu içinde kendime vakit bulamıyorum diyor musun? O zaman muhtemelen bir aşk romanı ya da bir polisiye yazacak vaktin olmayacaktır…yani enerjin yetmeyecektir ona. Bu hiç bir zaman yazamayacaksın anlamına gelmiyor.

Yazmak öyle bir şey değil. Doğru zaman, doğru mekan falan gerekmiyor. Yazmak ister insan çünkü anlatacakları vardır, ya da anlamaya çalıştıkları, soruları vardır. O anlatılacaklar, sorular birikir içinde şişer…yazmaktır ilacı. Yazmak öyle bir şey.

Her şey çok kaotik geldiğinde, kendimi parçalanmış, dağılmış hissettiğimde mesela bir balkonda otururken telefonumdaki notlar bölümüne yazmıştım. Sayfalarca yazı yazdım iki baş parmağımla. O minik telefon ekranı bana ihtiyacım olan korunmalı alanı sundu. Defterim, bilgisayarım fazla büyüktü. Ben dağınıktım. Ufak bir alana sıkıştırınca yazabildim. Sonra başka bir gün hatırlıyorum, Moda’da bir kafede oturmuş, kahvemi ısmarlamış, yazmaya çalışıyordum. Çalışıyordum çünkü başaramadım. Elim kasılıyor, yazım titrek ve düzensizdi. Ama yazmam gereken bir şeyler vardı. Elime düşman olmayı bırakınca anladım ihtiyacımı, akmam gerekiyordu. Kocaman harflerle, omzumu da kullanarak yazdım deftere…yazım akmaya başladı.

Şimdi konu değişti aslında. Başımı kaldırıp şu ilk satıra baktım ve nereden başlayacağım sorusuna yanıt yazarken nasıl yazacağıma dönmüş mesele. Yazı böyledir. Biz yine de dönelim ilk meseleye. Dediğim gibi olduğun yerden başlayacaksın. Masadaki tuzluğu anlatarak başlayabilirsin, sokaktan geçen birini tarif ederek, akşama ne yiyeceğini düşünerek yazabilirsin. Ne işime yarayacak diye sorma. Yarıyor, güven bana. Çocukların var ve onları oyalamaktan daraldın mı? Ya da oyalayamamaktan 🙂 Bir annenin seyir defterini yazmaya başla. Çocukların tüm garip huylarını not et. Ofiste, bir masanın başında oturmaktan daraldın mı? Bir köyde yaşamayı mı hayal ediyorsun? Bunu gerçekleştiren ya da gerçekleştiremeyen birini yaz. Hiç bir şey gelmiyor mu aklına…iyi.

Yazmak akıldan geçip gelmez..o mideden ve kalpten gelir. Akıl onu yontar, şekillendirir başkalarının kalbine ulaşmasını sağlayacak tüm yolları araştırır. Sen şimdi otur ve midendeki o sancıyı yaz, kalbindeki sızıyı yaz, içinde anlatılmak için bağıran o hikâyeyi yaz.

1
Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
1 Yorum sayısı
0 Yorumlara gelen cevaplar
1 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
1 Yorum yapanlar
Ebru Tecer Uzunalp Güncel yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir
Ebru Tecer Uzunalp
Üye
Active Member

Sonunda karar alabilen kadını yazacağım 😉