Okursa İnsan
Tıp tıplayan yağmurun sesi.
Arabanın camından izlersin düşüşünü. Bir köpek geçer önünden kırmızı ışıkta.
Şemsiyeler açılır. Silecekler daha hızlı çalışır. Yürüyenler koşmaya başlar. Uzun uzun atarlar adımlarını. Hazırlıksızsan omuzlarını kaldırır, başını eğersin. Acelen varsa ceketinden şemsiyen olur. Bir brandanın altına sığınan insan öbekleri oluşur dükkanların önünde. Hepsi aynı zamanda tek amaç uğruna orada.
İçeride çalan müzik duyulmaz olur kısarsın sesini. Köpekler kediler görünmez ortada. Okuldaki çocuğun gelir aklına. Hangi ayakkabısını giydi diye düşünürsün. Önünden terlikleri ile mendilci çocuklar geçer. Cız edersin. Evdeki küçülenleri arabaya koyup bir dahakine geçerken vereceğim der yağmur dinince unutursun.
Toplantıdasındır. Sesi huzur getirir, camlar açılır ortam havalanır. Dışarıda olsan ellerini yüzünü göğe açardın. Bir kedi, bir battaniye bir de sıcak çikolata ile camın kenarından seyrederken görürsün kendini. Bu şirketi sen mi kurtaracaksın?! İşi mi bıraksan?
Battaniyenin altında yakalanırsın bazen de. Pencereden seyrederken için sıkılır havanın griliğinden. Telefonun elinde bir güzel kare yakalamak istersin. Az sonra paylaşacaksındır. O sırada gelen mesajlara çevirirsin ekranı. Cevap yazmakla, gelenleri okumakla geçer zamanın. Gökkuşağını çekersin sen de.
Yağmura karışmış aceleci kornaların uzaktan sesini duyarsın. Kocanla arabada kavga edişin gelir. Arabanın kapısını açıp nasıl da indiğin, inadından sırılsıklam olduğun. Çıktığın anda kendine kızgınlığın, çantanı arka koltukta unutuşun ve arkandan korna yapan, az önce indiğin arabaya geri binişin gelir. Eve nasıl vardığınızı, yatağa kendinizi nasıl attığınızı bile hatırlamamıştınız hani. İçin bir tuhaf olur.
İlk çıktığınızda da birden bastıran yağmurla sinemada bulmuştunuz kendinizi. X Files diye hala ne anlattığını anlamadığın bir film seyretmiştiniz sarılıp. Sonraları filmleri anlar oldunuz daha çok.
Hep acelen vardır, yetişemezsin, endişe edersin, saçın bozulur, rimelinin tam üstüne damlar. İçerideki ses hep böyle oluyor diye söylenir şakır şakır. Bazen biraz sert gürler.
Kitap okumaya dalmışken başını kaldırırsan görürsün. Hiç farketmemişsin. Kelimelerin sesi nasıl gürültülü çıkmışsa demek ki.
Brandanın altında dinmesini beklerken bir sigara yakıverirsin. Üşürsün bir yandan. Sıcak bir yayla çorbası ister canın, şöyle mis gibi üstü naneli. Annen olsa şimdi hazır etmişti sofrayı bile. Bin kere ısıtmıştı o çorbayı. “Üstünü değiştir hemen hasta olursun” demesini özlersin. Elin telefona gider.
Ayağın olmayacak bir taşın oynaklığına rast gelir. Tüm coşkusunu bırakır ayakkabılarına. Küfredersin önce. Yağmur suyu, gider yerine evin içini havuza çevirince ilk iş babanı aramıştın öğrenciyken, koşup gelmişti hani. Artık yağmur olup damlıyor senin gözlerinden. Coşkuyla bırakıverirsin.
Yollar köpük köpük yıkanır. Deniz kabarır. Ağaçlar sulanır. Gökkuşağı görünür.
Gözlüklerini bluzunun kenarı ile, saçlarından alnına düşenleri de elinin tersi ile siler devam edersin kaldığın yerden.
İnsan ıslanır, kaçar, seyreder, hızlanır, yavaşlar. İnsan sever, sevinir, hatırlar, unutur, düşünür. İnsan üzülür, nefret eder, korkar, söylenir. İnsan olmanın her hali bin bir dereden geçer.
Yaşam küçük anlarda, minnacık detaylarda, bir anda aklına gelenlerde, yaşadığın duygularda saklı.
Okursa açılır yollar. Kendini kabule okuya okuya varılır. Anlamlarına en çok okurken rastlanır.
Söylenenden çok söylenmeyeni, duyulandan çok duyulmayanı, görünenden çok görünmeyeni okudukça insan…
Seçil Güven
Mayıs 2019
https://www.facebook.com/Adayazilari
http://adayazilari.com
canım ellerin dert görmesin.
“İnsan ıslanır, kaçar, seyreder, hızlanır, yavaşlar. İnsan sever, sevinir, hatırlar, unutur, düşünür. İnsan üzülür, nefret eder, korkar, söylenir. İnsan olmanın her hali bin bir dereden geçer.” Çok güzel, çok sevdim Seçil. Yüreğine sağlık.
Secil detaylar muthisti. Ne cok basini egenlerden olmusum da bunlari atlamisim. Son paragraflar beni dusundurdu. Eline saglik:)
Anlamak zaman alıyor son satırda söylediklerini ve sanki hayat da bunu anladıktan sonra başlıyor. Görmeden bakmayı, dinlemeden duymayı, yaşamadan hayata devam etmeyi bıraktığımız andan sonra..
Ellerine sağlık Seçilciğim, farkındalık sağlayan, bizi zarafetle sarsan güzel yazın için teşekkürler.
Yağmura ve yağmurlu günlere dair atladığım, dikkat etmediğim, unuttuğum bir sürü detayı toplamış, birleştirmiş bir güzel yazı olarak önüme koymuşsun Seçil’ciğim. Seni okumak hep güzel. Yeni yerin sana hayırlı olsun, bize de müjdeler olsun. Eline sağlık!
Ayrıntılara takılmadan yaşadım uzun zaman. Büyük resmi görebilmekle övünürdüm. Meğer kaçırdım dediklerim gelip içime yerleşmiş, yazınca çıktı. Meğer ne çok ayrıntı tutuyormuşum belleğimde de çıkarmıyormuşum. Ne kadar çok varmış daha. Büyük resim dedİğinde bu ayrıntılardan geçince netleşiyormuş zatenç. Bana da yazmak çok iyi geldi. Güzel yorumlarınız daha çok ayrıntıyı görmemi sağladı. Yazının yürekten birleştirmesi ne güzel <3
Okudum, söylenenden çok söylenmeyen, duyulandan çok duyulmayan, görünenden çok görünmeyen içime aktı. Bir daha okudum kendi anılarım, düşüncelerim oldu dışıma taştı. Kalemine sağlık Seçil. Çok güzel 🙂
Ah işte o görünmeyeni okudukça okuyabildikçe insan olacağız bayıldım ellerine sağlık canım
Güne güzel başlama sebebim oldu ☺️
Seçil; kalemine, ruhuna sağlık (: