Sosyal Medya Yönetmek Zanaatmış Meğer: Silvia Arsebük

Duyuruların, ürün tanıtımların,  aktarımlarını yapacağın en güçlü mecra sosyal medya dediler. 

Biz tevellütü SMÖ( sosyal medyadan önce) 1960 civarı olanlar için çok da kolay değil teknolojiye hızla uyum, en azından benim için. Çok çabuk değişiyor her şey. On sene önce kendimi bilgisayar kurdu sanırken, zamanla kurt kuzuya dönüşmeye başladı hatta şimdilerde kedi.

Fısıltı gazetesinin gücüne inanan biri olarak demem o ki,  artık fısıltılar da dudaktan kulağa değil, ekrandan ekrana oluyor. Kelam hep olacak ama…

Nasıl yapacağımı çok bilmesem de düştüm bu dünyanın içine bir şekilde. 

Sayfamın hareketlenmesi gerekmiş, çok sıkmayacakmışım izleyenleri, ama özletmeyecekmişim de.  Süreklilik esasmış, mümkünse her gün, olmuyorsa haftada en az dört gönderi şartmış. Görseller sıradan olmayacakmış.

Story şart dediler, haştagı da çok kullanmayı eklediler. Nedir story biz zaten yazıyoruz ya dedim, meğer hikaye ddenilen bir yer varmış ve orada da paylaşım gerekiyormuş, ona da başladım. Peki ya haştag meğer o hashtag imiş ve diyez işareti arkasına yazılan bir kelime imiş. Öğrendim ve uyguluyorum. 

Ama bir şeyler var ki olmuyor!

Niye mi bu kadar takıldım bu sosyal medya işine, şöyle ki;

Naçizane birkaç atölye ve eğitimlerim var. Hem tanıtımını yapmak, hem biraz iletişimde kalmak, hem de ne yalan söyleyeyim arada kendimi de göstermek istiyorum ☺.

En temel ihtiyacım ise, duyuru yaparken bağlantı verebilmek  ve  olmuyor, bir türlü şu bağlantıyı veremiyorum. Görüyorum, birçok kişi yapıyor, şöyle parmağını bir yukarı kaydırıveriyorsun, hoop sitedesin. Ben de yapmak istiyorum, günlerce uğraştım ııh.  Nerdeyse yapanları kıskanmaya başladım inanın.

Sonra bir gün, dediler ki ;  “Sen yapamazsın !”

AAA niyeymiş, benim neyim eksik dedim bir hışımla, 

Takipçin eksik dediler. Benim izleyici dediğim kişiler oldu mu takipçi, hadi burdan yak.

Nasıl yani dedim, ben memnunum az ve öz çevremle . Dedim ama yetmiyormuş, en az onbin kişininin beni takip etmesi gerekiyormuş ki bağlantı verebileyim, yoksa bu dansın varyetelerini yapamıyormuşum….

Başladım yine çalışmaya, hatta eğitimini bile aldım. 

“Paylaşım saatlerine dikkat edilecek, sadece pazarlama olmaz arada bilgi de vereceksin, çok uzun yazamayacaksın, kısa ama öz olacak, karışık görsel koymayacaksın ki mesaj net olsun, aaaa sürekliliği sakın unutma, arada canlı yayın yap ve reklam da vermek şart.”  Ben öğreniyorum,  yenileri ekleniyor. Bitmiyor arkadaş, şimdilerde de Reels başladı, tam öğrenemedim ama denemelerim oluyor.

Koydum bunları cebime çıktım yola, ııh olmuyor. 

Bir bakıyorum tanımadığım 20 -50 kişi geliyor bunlar kim nerden çıktı derken, hooop bir anda sayı düşmeye başlıyor. Meğer sahte takip satın alanlar varmış ve bu işi yapanlar, bizlerin hesaplarını böyle kullanıyorlarmış, önce seni takip ediyorlar ki onları sen de takip edesin sonra hoooop çekiliyorlarmış. Bunu da öğrendim de onların elinden nasıl kurtulacağımızı bilmiyorum, bilen varsa söyleyin ne olur.

Neyse uzatmayayım, gönderi hazırlamak da öyle kolay iş değil ha, saatlerce uğraşıyorum, hangi fotoğrafı kullanayım, sıkmayacak ama ilgi de çekecek ne yazı yazmalıyım, uzun olmayacak ama çok da kısa olmasın. Ciddi bir mesai harcamaya başladım.

veeeeeee
IIIhhh olmadı.  

Ben bu bağlantı verme işini yapamayacağım diye düşünürken,  başladım ve şu yüksek takipçisi olanları izlemeye,

Bana öğretilenler gibi olağanüstü sayfalar var, hayranlıkla izliyorum. Takipçileri oldum☺ 

AMA tam tersi de var ve de bunlar daha çok.

Aaaaa herkes kendi fotoğrafını koyuyor altına ya hiç yazmıyorlar, ya da uzun yazılar var. Ya da tamamen magazinel bir görsel, bir öpücük, bir çanta vb. ve bunlara gelen  beğeni sayısına şaşkın, takipçi sayısına ise şaşkınlıkta öte bir hal aldı beni, ağzım açık kalakaldım.

AAAAA bana dedikleri bu değil ki, hangisi doğru. Eğitimde bize bunları öğretmediler ki!

İstediğim sadece bir bağlantı vermekti ve ben bir topa düştüm, saatlerim burada gitmeye başladı. Odağım şaştı, takipçi ve beğeni sayısına doğru yönelmeye başladı ve ben odağımı kaçırdığımı fark ettim.

Karar verdim, canımın istediği gibi paylaşım yapacağım, istediğim zaman, istediğim şekilde, varsın bağlantı  vermeyebileyim.

Sosyal Medya yönetmek zor zanaatmış meğer. Bu zanaatı “benim algımla”, hakkıyla yapanı da bulmak sanırım kolay değil. 

Olmayan zanaatımı oldurmaya çalışarak, olanı ihmal etmeye başladığımı fark ettim.
Arada kulak vereceğim tabii ama
Ben zanaatıma dönüyorum arkadaşlar. 

Sevgiyle Kalın
@silviaarsebuk
(yine de instagram ismimi size söylemeyi ihmal etmeyeyim. )

10
Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
5 Yorum sayısı
5 Yorumlara gelen cevaplar
6 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
6 Yorum yapanlar
Silvia ArsebükOzlem KiperFatoş Akınebruguman gümanZeynep Çavdar Güncel yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir
Ozlem Kiper Kiper
Üye
Active Member

Ne kadar yerinde bir yazı Silvia. Hislerime tercüman oldun. Sosyal medyada yaratıcı olduğunu düşünsen bile, uygulamaya başladıktan kısa bir süre sonra, kenara atılmış sönmüş balon gibi hissediyorsun. Çünkü sistem böyle hissetmen üzerine kurulmuş. Aşağıdan yukarı fışlatabilme gücü senin yaratıcı olman, kelimeleri ve görselleri iyi kullanman ile alakalı değil maalesef. Bir hesabın arkasında kurumsal şirket maharetinde iş gücü çalıştırman gerekiyor. Emek değil para harcaman gerekiyor. Sen kafayı şirket gibi hesap yönetmeye takınca da işin heyecanlı tarafı yok oluyor. Fışlatmaya hacet yok, olduğun gibi kal arkadaşım. Sadık takipçilerin bol olsun.

Silvia Arsebük Arsebük
Üye
Famed Member

Sevgili Özlem, sönmüş balon benzetmen ne kadar güzel…
Aynı yazdığın gibi, sana katılıyorum, Takipçilerimiz bizim olsun, birbirimizin olalım, sadık olalım, işte bu…
Bu arada özledim

Fatoş Akın
Üye
Active Member

Ben de sosyal medyanın ‘hafıza’sına takıldım. Her şey orada duruyor, kaybolmuyor ama akıp geçerken unutuluyor, unutuyor, unutturuyor. Kalıcı olan bir şey yok. Değer ifade etmiyor. Uyandığımız her sabah elimize yeni bir kayıt veriliyor, dün siliniyor.. hafızamız bir günlük..

Silvia Arsebük Arsebük
Üye
Famed Member

Hafızamız bir günlük, bayıldım..
Size katılıyorum

ebruguman güman
Üye
Active Member

“Mektup yazalım “şu takipçi sayısını bir ayarlayın,buradan sosyal medya yetkililerine sesleniyorum.Diye bağırasım geldi.Kaptırınca ihmaller artıyor,dergilerin fotoğraflarına bakar gibi beğenip geçiyor,sayfalar öyle de hızlı akıyor ki,takip edemedin mi?yakalayamıyorsun,severek takip ediyorum sizisindire sindire

Silvia Arsebük Arsebük
Üye
Famed Member

Çoook teşekkür ederim. bizi bizi takip edelim, beğeni ile kalmayıp okuyalım birbirimiz, dediğiniz çok doğru
sevgiler

Zeynep Çavdar
Üye
Noble Member

Ah Silvia ne güzel yazmışsın. Bu sosyal medyanın derdi hepimizi gerdi gerçekten. Senin uyguladığın yöntemlerin hepsini neredeyse ben de uyguladım ama bir türlü yükselmiyor sayı. Bazen takıyorum bazen ise hiç takmıyorum.

Silvia Arsebük Arsebük
Üye
Famed Member

Ben de gerildim ve fırlattım artık. yalnız olmamak iyi geldi. öptüm çok

Nazlı Ayça Özkarahan
Üye
Active Member

Silviacım ne güzel anlatmışsın, gerçekten sosyal medyaya yetişmek zor iş, acayip zaman alıyor. Bazen algoritma çok garip çalışıyor, uzun zamandır pek bir şey göndermiyorum bir bakıyorum düzenli takipçi geliyor. Kim geliyor nereden niçin geliyor bilemiyorum. Sonra birileri gidiyor. Gelen mi gitti çok oturan mı onu da bilemiyorum. Her gün yeni bir şey çıkıyor, şimdi clubhouse da şakıyoruz bakalım yarın ne göreceğiz.

Silvia Arsebük Arsebük
Üye
Famed Member

Ayça’m kim nerden geliyor kısmı çok acayip di mi? giden de niye gidiyor…
Yazdıkların katılıyorum, bakalım daha neler göreceğiz
sevgi bolca