Ufak Bir Yazı Atölyesi 1

ENGELLERİ KALDIRALIM: Yolumuzu Açalım

Bu Ufak atölyemize katıldığınız için teşekkür ederim. Hemen başlayalım…

Ben Yeşim Cimcoz. Hayatımızı yeniden düzenlemeden, büyük değişimler yapmadan yazıyı nasıl hayatımıza sokabileceğimizi konuşacağız dedik. Elimde ufak bir bebek, evde bakılması gereken işler ve insanlar varken, hem Yazı Evini hem Sanal Yazı Atölyesini kurdum hem de 15 yılda üç kitap çıkarttım ve yaklaşık 1500 yazar adayıyla çalıştım. Ne zaman kendime özel bir zaman ayırıp yazmaya kalkışsam o süreci boşa harcıyorum. Asla yazmıyorum. Hiç birşey çıkmıyor benden. Herşey sıkıştığında daha verimli oluyorum. Eminim sizin içinde öyledir. Hatırlarsanız yazmayı şan şöhret para için seçtiyseniz, hızla bir kitap çıkartmak gibi bir hedefiniz varsa burası sizin için en doğru adres olmayabilir demiştim. Bu şekilde yazmayı bilmiyorum, etkili olduğunu ve en iyi yazılarımızı ortaya çıkarttığına da inanmıyorum. Ben yazıyı sizinle bir süreç olarak paylaşmak istiyorum. Sürecin size bir çok öykü ve hikaye hediye edeceğini, istikrarlı bir şekilde yazmanın ne kadar kolay olduğunu size göstermek derdindeyim.

Sadece kendi deneyimlerim değil bunlar, birlikte çalıştığım bir çok öğrencim de bu süreçten geçerek kitaplarını tamamladılar. Bazıları yayınlandı, bazıları da yayınlanmasını istemediler, kendileri için yazdılar. Kadınlarla çalışıyorum çoğunlukla ve hepimiz kadın olmanın getirdiği ortak kısıtlamaları, dertleri yaşıyoruz. Çoğu öğrencimin de benim gibi çocukları, eşleri, evleri, işleri var. Vakit hepimiz için dar. Yine de yazdık. O kendi hikayemizi, anlatmak zorunda olduğumuz her neyse onu çıkartmanın keyfini de yaşadık.

Bana olmaz, benim hayatım gerçekten çok dolu dediğinizi duyar gibiyim. Nereden başlanır bilmiyorum ki? Ya da kendi kendimi motive etmem çok zor, belli bir mekan ve zamanla sınırlanamıyorum, napacağım? Başlayamıyorum bir türlü, başlayınca da çoğu zaman beğenmiyorum diyor olabilirsiniz. Bunların hepsini ben de dedim. Bu algınızı değiştirmeye hazır mısınız?

Hayatımıza yeni bir şey sokmamız çoğu zaman zordur. Bu sadece yazı için geçerli değil ama yaratıcılığınızı kullanmanızı gerektiren her iş daha da zor olur. Neden biliyor musunuz? O adımı atmaya çalışırken iki şey devreye girer…biri iç seslerimiz diğeri de dış sesler. Önce dış seslerden başlayalım. Dış sesler size der ki…

  • mükemmel olmayacaksa yapmamalısın, rezil olacaksın.
  • Çok paran var galiba böyle boş işlerle ilgileniyorsun der.
  • Yazıyorum dediğinizde insanların en klasik sorusu ‘roman mı yazıyorsun?’ Roman yazmıyorsanız boşuna uğraşma demektir aslında bu.
  • Hayata dair bir mesajınız yoksa yazmamalısınız der insanlar.
  • Ya da bıyık altından gülüp size acıklı bir bakış atarlar.

Onların baskısıyla fark etmeden yoldan saparsınız. Önceleri keyifli olur diye başlamak istediğiniz, sizi rahatlattığı için seçtiğiniz yazı maceranız bir işe dönüşür. Bilgi edinmek, püf noktalarını öğrenip, hemen uygulamak, hızla bir kitap çıkartmak olur hedefiniz. Yazmanın keyfi kaçar. Yazmaya hakkınız olduğunu ıspatlamak ister gibi bir kitap çıkartma hırsına dönüşür.

Şimdi bir de içerdeki sesler var. Bu sesleriniz yılların eğitiminden geçmiştir. O dış seslerin sizde oluşturduğu algılarla büyümüştür. O dışardan gelen seslerle tetiklenmiştir. Onların sesi sizin sesinize dönüşür, hata yapmamaya, kusursuz işler çıkartmaya çalışırsınız. Yazmak için kendinize ayırdığınız zamanların suçluluğu ile bir ürün çıkartamıyor olmanın utancı arasında sıkışır kalırsınız. Bahaneleriniz oluşur. Ve yıllar öyle geçer. Sizin hayalinizi gerçekleştirmeniz için, yazmaya başlayıp sürdürmeniz için iç seslerinizle çalışmanız gerekecek. Şunu öğrenirsem, bunu yaparsam, daha iyi cümleler kurabilirsem düşüncesinden çıkıp, o kalemi kağıdı ya da klavyeyi önünüze alacaksınız. O kadar. Başlamak sadece bunu gerektiriyor.

Yaratmak önce bir hayal kurmakla başlar, bir şeyin olabileceğine inanmakla, onu zihninizde görebilmekle başlar. Bir şeyi hayal etmenize engel olan tüm bu sesleri susturmamız gerekiyor. İnanırsanız olur derler. Kısmen katılıyorum bu söze. İnanmak önemlidir ama sadece inanmanız yetmez, çabalamanız, sizin de bir şeyler katmanız gerekiyor istediğiniz bir şeye ulaşmak için. Ancak engellerimizi kaldırırsak, o hayal kurmanıza engel olan, başlayamamanıza neden olan engelleri kaldırırsak çabanız daha bir anlamlı olur, daha hızlı ilerler ve daha kolay ulaşırsınız gideceğiniz yere. Yazmaya da böyle başlayacağız. Yaratmaktır yazmak ve yaratmak görmektir, hayal etmektir, sonra hata yapmayı kabul etmek, her yeni hatada daha iyiye ilerlemektir. Tüm bunlar da başlamadan olmayacaktır. Yani yola çıkmamız gerekiyor.

Şimdi sizden bir liste yapmanızı istiyorum. Önünüze bir kağıt elinize bir kalem alın ve şu anda yazmakla ilgili hayalinize doğru bir adım atmanıza engel olan her şeyin bir listesini yapın.

Örnek:

  • Çok iş var
  • Ben kim yazmak kim
  • Ne yazacağım ki
  • boşuna uğraşıyorum
  • Zamanım yok buna
  • İyi bir yazar olmak bir yetenek bende yok
  • Eğitimle falan insan yazamaz
  • Yazdıklarımı sevmiyorum
  • Hiç iyi yazamıyorum
  • Yerim yok
  • Vaktim yok
  • Çocuklar var
  • Yemek yapmam lazım
  • Akşama halim kalmıyor
  • Dünyaya verecek önemli bir mesajım yok
  • Benim ki hayal

Sizin listenizde bu maddeler olabilir farklı maddeler de olabilir. Önemli olan size ait, gerçekten sizin için engel teşkil eden şeyler olsun bu listede. Hazırsanız şimdi bu engelleri ortadan kaldırmaya başlayacağız….

Bunun için birlikte EFT yapacağız. EFT duygusal özgürleşme teknikleridir. Hiç yapmadıysanız size biraz garip gelecek ama deneyin, ne kaybedersiniz? Sadece yüzünüzde belli yerlere ufak vuruşlar yapacağız ve yaparken de elinizdeki listede yazdığınız tüm bahaneleri sıralayacaksınız. O kadar. Bu çalışmaya kısaca iğnesiz duygusal akupunktur da diyebiliriz. O listede yazan bahaneleri, onların sizde yarattığı engelleri, duygusal tepkileri hafifletmek amacımız. Benim elimde bir liste var. O listeden giderek çalışalım şimdi isterseniz. Daha sonra siz kendi listenizi de aynı şekilde çalışabilirsiniz. Şimdi de sizden yazmaya direncinizi ölçmenizi istiyorum. 0 hiç direncim yok demek, 10 çok direncim var demek. Sizin direnciniz 0 ila 10 arasında kaç şu anda? Bunu bir kenara yazın. Sonra aşağıdaki bağlantıdan EFT’yi birlikte uygulayacağımız bir videoya gideceksiniz ve nasıl çalışacağımızı görmek için birlikte yapacağız bu vuruşları. Yukarıda benim hazırladığım listeden giderek çalışacağım. Siz de şimdilik benim listemden gidin… zaten muhtemelen orada yazdıklarımın hepsi olmasa da çoğu sizin için geçerlidir. 🙂

Çalışma 1:

Aklınıza her geldiğinde EFT yapmanızı rica ediyorum. İsterseniz bu listeyle isterseniz kendi listenizle çalışabilirsiniz. Her çalışmanızın sonunda da yazmaya karşı direncinizi yeniden ölçmenizi rica ediyorum. Şimdilik bu kadar.

Çalışma 2:

Yine bir liste hazırlamanızı rica ediyorum. Bu sefer konuşmaktan, izlemekten, okumaktan hoşlandığınız konuları, bu yaşınıza kadar öğrenip tutkuyla insanlara anlatmak istediğiniz şeyleri bu listeye koymanızı istiyorum.

Örnek:

  1. Cadılar
  2. Akşam
  3. Hüzün
  4. Kadın erkek ilişkileri
  5. Her şey geçer
  6. Zaman önemlidir
  7. Sabırlı olmalı insan
  8. Yalnızlık
  9. Kayıplar
  10. Baş etmek
  11. Çaresizlik

Engelleri kaldırmaya hazırsanız beraber EFT yapalım

Sevgiler
Yeşim

İkinci çalışmaya git…

1
Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
1 Yorum sayısı
0 Yorumlara gelen cevaplar
3 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
1 Yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir