UĞURLAR OLSUN

Geride kalanlara ani, sana cani ölüm. Yıllarca ölüm, sessiz sessiz ölüm. Hayatını sardın bir tütün gibi sonra ateşe verdin ortalığı. Herkes payını aldı o yangından. Şimdi herkes içinde tüten ateşi söndürme çabasında.
-Doktora dahi götüremedik.
Senin elinde büyümüştüm, oğlunla beraber. Titiz ellerle büyütülmüş iki çocuk… Şimdi yasta içleri buruk. Sesin kulaklarında. Sesin ve sazın ki hatırımızdaki ilk türkü.
-Başınız sağ olsun.
Hücum eder insanlar. Sanki yüz yıllık kıtlıktan çıkmış gibi. Tek derdi karnının tokluğu olan aç insanlar… Onlara uşaklık eden yangın yürekler… Kavrulmaya fırsatı bile olmayan yürekler…
-Helvadan biraz daha alabilir miyim?
Söndürmeye gücümüz yetmedi ve her yerimize sıçradı yangın. Herkes keşkeleriyle kalakaldı, keşkelerini paylaşmadı. Anılar paylaştıkça acıttı. Hatırladıkça yaktı.
-Seni ne çok severdi!
Ama biliyordun. Buradan gideceğini biliyordun. Bir şey yapmak içinden gelmedi. Sen de hazırlanıp bekledin. Senden başka kimse buna hazır değildi.
-Daha çok gençti.
Kapının önünde elliye yakın tepişen ayakkabılar… Kimi ters dönmüş, kimi eşini değişmiş, kimi eşini kaybetmiş, kimi kiminin üstüne çıkmış ayakkabılar… İçeride gülüşme ve ağlama seslerinin korkunç senfonisi… Kim niye gelmiş, merhumu nasıl bilirlermiş, belli değil
-Çay var mı?
Ama tanıyan bilen herkes ne de güzel anıyor seni şimdi. Herkesin dilinde cömert anılar, şefkatli anılar… İyi kötü tüm aile toplanmış. Öyle bir an gelmiş küsler küslüklerini, alacaklılar alacaklarını unutmuş. Son bir güzellik daha yapmışsın. Acı ama güzel uğurlanmışsın, Uğur amca…

Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
  Bildirim al  
Bildir