Yazmak ve Koşmak: Zeynep Çavdar

Bir haftadır sabahları Umut’u okula bıraktıktan sonra koşmaya başladım. Spordan benim kadar nefret eden bir insan yoktur sanırım kilometrelerce yürüyebilirim sadece onun haricinde sevmiyorum. Ancak iki yıl öncesine kadar ne yesem hiç kilo almayan bedenim birden kilo aldı ve ben yeni bedenden memnun değilim. Koşmak çok zor geliyor özellikle ilk günlerde. Parka gittim her zaman yürüdüğüm alanda koşmaya başladım yarı yürüyüş yarı koşu geçti zaman. Dün ise hafta sonları yürüyüş güzergâhımda koşmaya çıktım. Başlangıç noktam, bitiş noktam belliydi. Sokağın başındaki pubtan yolun bitimindeki otele gidecektim. 2 kilometre yol. Koşmaya başladım bir yandan da yazma sürecine benzettim. İlk başlarda koşmak istemiyorum bedenim alışık değil ayaklarım, bileklerim ağrıyor, nefesin tükendi, devam edemiyorum işte otel orda 2 sene önce iş görüşmesine gelmiştin, seni almamışlardı. Koş şimdi tüm hırsınla oraya doğru. Üç adım kaldı bu saatten sonra pes etmek yok, ayaklarım yürümüyor, öldüm hayır ölmedin vazgeçme devam et. Otelin ucunu gördüm. Pub var hemen yanında The Rising Sun. Güneşe doğru ilerle. My rising sun işte orda. Şu an vazgeçmek yok. Murakami’nin neden koştuğunu şimdi anlıyorum. Başında bir hedef olması ve ona doğru ilerlemek. Bazen çıktığımız yolda bebek adımlarıyla ilerleriz. Her gün oturup yazmak çok zor gelir, hem ne yazacağız. En zoru o değil midir ne yazacağını bulmak ve devam etmek. Kaslarımız zayıftır başta onu çalıştırmamız gerekir o da her gün pratikle olur. Yoruluruz bazen yolumuz çıkmak sokağa çıkar, gitmek istemeyiz, ama ilerledikçe vücudumuz da bırakır kendini koşmaya devam eder. Tam vazgeçtiğimiz anda karakterler bizimle konuşmaya başlar ve hikâye birden akar. Önemli olan devam etmektir bunu anlarız.

Umarım koşmaya devam ederim. Alışkanlık kaç günde oluşuyordu 21 gün mü? 

2
Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
2 Yorum sayısı
0 Yorumlara gelen cevaplar
2 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
2 Yorum yapanlar
Dilek MetinoğluSevgi Erzi Güncel yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir
Dilek Metinoğlu
Üye
Member

Canım Zeynep ne güzel anlatmışsın. Koşarken sınır zannetiğimiz şeyin ne kadar esnek olduğunu fark etmiştim. Yazılar için de öyle midir dersin… Demişsin bile, ah, bilsen ne iyi geldin…

Sevgi Erzi
Üye
Trusted Member

Okumaya başladım, tam da Murakami tadında koşuyor, ay pardon yazıyor diye düşünürken, aynı şeyi düşündüğümüzü anladım. Çok tatlı bir andı.