Şu Yazı Meselemiz

Biz Yazarlar Kulübü sakinleri…bizim yazıyla ilişkimiz nedir? Yazıyla ilişkimizi düşünüyorum çok bu aralar.. Bir sürü soru çıkarttım…sonra sadece bir kaç soru tuttum. Bu sorulara yanıt vermek bana iyi geldi, adlandırmak, tanımlamak, şu anda ilişkimizin nerede olduğunu dile getirmek yazar olarak ben kimim sorusuna bir parça olsun yanıt oldu.

Aslında bu yola başka düşüncelerle çıkmıştım. Sanal Yazı Evi’nin bu Yazarlar Kulübü odasına gelen, yazan, okuyan sizlerin sesini duyurmak istedim. Soruları size hazırlamıştım. Her hafta sosyal medya’da yazar olarak birini tanıtmak istiyorum. Öyle yola çıktım. Biz kendimize yazar diyoruz, demeliyiz çünkü… cevabının sizde olduğunu biliyordum. Yanıtı ben verebilirim, yıllardır yazan buna vakit ayıran herkes yazardır diyorum, tüm havalı itirazlara rağmen 🙂 Sesim yetmedi, yetmemeli de zaten. Burada bizim sesimiz var. Sizin sesiniz var. Onlar da duyulsun istedim.

Sonra her zaman yaptığım gibi soruları size vermeden önce kendim yanıtlayabiliyor muyum diye kontrol etmem gerekiyordu. Sonra işte burası doğdu. Bu sayfa. Yazarlar Kulübü odamızın bu köşesi…

Kendi yanıtlarımı önce sizlerle paylaşacağım bugün. Sizin yanıtlarınızı heyecanla bekliyorum. Bu sayfanın altındaki yorumlar bölümüne yanıtlarınızı yazabilirsiniz. Sizi sosyal medya’da tanıtmamı istemiyorsanız lütfen özellikle belirtin, yoksa onay verdiniz sayarım 🙂 Bir de öyle bir gün, poz vermezken, en doğal halinizle çekilmiş bir fotoğrafınızı ekleyin buraya.

Hazırsanız önce soruları yazıyorum. Sonra kendi yanıtlarımı altında paylaşacağım.

  • Kimsin? Mesleğin/medeni durumun/ev düzenin/yaşın/
  • Hayat sana 4 ders öğrettiyse ne olurdu onlar?
  • Neden kendini ifade etmek için yazıyı seçtin?
  • Yazıyla ilişkin nedir? Seviyor musunuz birbirinizi?
  • Neyi anlatmak istiyorsun?

Kimsin? Mesleğin/medeni durumun/ev düzenin/yaşın/

Adım Yeşim Cimcoz. Öğretmenim desem olur mu bilmiyorum, çünkü tam da öğretmek değil yaptığım. Öğrettiğim şeyler var tabii ki, bildiklerimi aktarmayı seviyorum. Aktarmak için de ne yapmam gerektiğini öğrendim. Karşımdakinin olduğu yerde durup, oradan başlamayı biliyorum. Tekrar tekrar gittiğim yolu, onunla bir daha gitmeyi seviyorum. Bakmadığım yerlere onunla bakabiliyorum. Ona da benim gördüklerimi gösterebiliyorum. Bazen o yol benim için bittiğinde onun için bambaşka bir yol başlıyor. Ben o yola girmeyebiliyorum. Onun da benimle yürümeye artık ihtiyacı olmuyor. Onu izlemeye devam ediyorum ara ara ve bambaşka dünyaları onunla tanıyorum. Ama ben hep yola yeni çıkanları alıp tekrar aynı yolu yürümeye devam ediyorum. İşim bu sanırım. Bu yol da bir yazma yolu, bir kendini ifade etme, anlatmak istediğin hikayeyle buluşma yolu. Yürürken ondaki dönüşüm heyecan veriyor her defasında, bunu seviyorum. 

Evliyim. 29 yıl olacak bu sene Ağustos’ta. Oğlum var 22 yaşında olacak bu sene Ekim’de. O İngiltere’de. Yaratıcı Yazarlık Master’ını tamamlıyor bu sene. Benden çok önde gidiyor, benden sonra gelmiş olmasına rağmen. Onun yolu beni büyütüyor. Onun dönüşmesi, hayata atılması, gideceğini bildiğim yollarda sorunsuz olacağını bilmek, hayatı halledebilecek gücü olduğunu bilmek iyi geliyor.  Bazen ama benim küçük oğlum oluyor kısacık bir süre… o da iyi geliyor. Eşim ve ben bir sene önce Almanya’ya taşındık. 2022’nin başında da nüfusu 278 bin kişi olan Wiesbaden’a taşındık. Bir çatı katında 13 yaşında iki köpeğimizle yaşıyoruz. 50’li yaşlarımızın sonunda bu büyük değişim hem zor oldu hem de çok iyi oldu. Günüm köpekleri yürüterek, yemek yaparak, arada bir evi toparlayarak, Sanal Yazı Evi işlerime bakarak, dizi izleyerek, yazı yazarak, okuyarak, bazen de pencere önünde oturup yağmuru izleyerek geçiyor. 

Hayat sana 4 ders öğrettiyse ne olurdu onlar?

  • Hiç bir şey kalıcı değildir. Olumluysa tadını çıkart, olumsuzsa dersini gör. Hepsi geçer nasıl olsa.
  • Ufak şeyleri gör, tanı ve onlara takılma. Onları büyütüp kocaman engeller yaratma.
  • Çaresizlik vardır çünkü her şeyi kontrol edemezsin. Hastalık senin kontrolünde olmayabilir. Ölüm senin kontrolünde değildir. Nelerin gerçek çaresizlik olduğunu gör. Onları gerçek olmayan, senin sığındığın yalan çaresizliklerden ayırd etmeyi öğren. Çare olabildiklerine çare ol. 
  • Bazen susmak, durmak, sadece öyle kalmak gerekir. Dur, dinlen, enerjini yenile. 

Neden kendini ifade etmek için yazıyı seçtin?

Hiç bilmiyorum. Uydurmayı severdim hep. Hikayeleri de severdim. Üniversitede okuyarak, hikayeler okuyarak, onları uydurarak dört yıl geçirmek muhteşem bir fikir gibi gelmişti. Edebiyatı seçtim. O eğitimle hangi mesleği yapacağım diye düşünürken, gazeteci olmak zor geldi, reklam yazarlığı samimiyetsiz geldi, yazar olmak içimi ısıttı, havalı da geldi. Belki de kendimi ifade etmek için yazıyı ben seçmedim. Hayatım için seçimler yaparken yazı bana ifade etme imkanı sundu. 

Yazıyla ilişkin nedir? Seviyor musunuz birbirinizi?

Ben onu çok seviyorum. O beni seviyor mu bilmiyorum. Ama buluştuğumuzda ikimiz de havamızdaysak zaman akıp gidiyor, çok eğleniyoruz. Bazen birlikte ağlıyoruz, diplere vuruyoruz ama o bile iyi geliyor. Arada küsüyoruz, ayrılmaya karar verdiğimiz çok oldu. Ama yapamıyoruz. Ne o benden ne ben ondan vazgeçemiyoruz. 

Neyi anlatmak istiyorsun?

Çok şey anlatmak istiyorum. Bazen de hepsi birbirine bağlanıyor, bazen birbirine dolanıyor ve işin içinden çıkamıyorum. Çoğu zaman hepsini aynı anda söylemek istiyorum, işte o çok fena oluyor. Yavaşlamayı öğreniyorum. Odaklanmayı öğreniyorum. Özünde sanırım derdim şu: Aşık Veysel’in dediği gibi uzun ince bir yoldayız hepimiz. Gidiyoruz gündüz gece. Burası gerçekten iki kapılı bir han. Kalıcı değiliz. Doğrusu yanlışı nedir derdini bırakıp yaşamaya bakalım demek istiyorum. Yaşarken sana iyi gelen neyse, kimseye zarar verme niyetin olmadan onu yaşa demek istiyorum. Girdiğin kapı belli ama çıkış kapısının ne zaman ve hangi şartlarla geleceği hiç belli değil, o yüzden iyi şeyler yap, merhametli ol, kendine ve başkalarına. Madem buradasın tadını çıkart demek istiyorum. 

54
Kimler Neler Demiş?

Please Giriş to comment
13 Yorum sayısı
41 Yorumlara gelen cevaplar
16 Takip edenler
 
En beğenilen yorum
En ateşli yorum
16 Yorum yapanlar
G.Editör İdil DammerMüge DoğanSimay SezerFatoş AkınHandan Kılıç Güncel yorum yapanlar
  Bildirim al  
Bildir
Handan Kılıç
Üye
Noble Member

Not: Bu soruları insatagram postuna sığacak uzunlukta yazacağımızı sanıyordum. Epey kısalttım bu nedenle. Sonra baktım ki sayfada uzun uzun yazmış arkadaşlar ben de tekrar aralara girip biraz daha ekledim) Kimsin? Mesleğin/medeni durumun/ev düzenin/yaşın Ben Handan Kılıç. Hukukçuyum. Ailede herkes sayısalcı, ben de edebiyat okumak için Lise 2 de sözel bölüme geçince kıyamet koptu. Ailenin yüz karası olarak sözelden mezun oldum. Babamın gönlünü alayım diye tercih yaparken ona sorunca Hukuk’tan başka bölüm mü var dediğinden listenin tepesine yazdım. İyi puan alınca edebiyata inmedi o tercihim. İkinci sene tekrar gireyim dedim ama gözüm yemedi. (Neyse ki yıllar sonra sayısalcı bir oğlum oldu… Devamını oku »

Handan Kılıç
Üye
Noble Member

Resim de ekleyeyim

pp.JPG
G.Editör İdil Dammer
Editor
Noble Member

bence sen tutkulu bir yazarsın ama edebiyat yerine hukuk okuman süper olmuş.

Müge Doğan
Üye
Noble Member

-Kimsin? Mesleğin/medeni durumun/ev düzenin/yaşın/ Adım Müge Doğan. 1.5 sene öncesine kadar soyadım Uzunismail di. İlkokul zamanı “Dedenin boyu çok mu uzunmuş?”, sonra tanıdıklarımın “Sizinkilerin neresi uzunmuş?” sorularına yeterince maruz kaldığımı düşündüğümden 45 yıl sonra eşimin soyadına atladım. Güzel sanatlar fakültesine gitme ve kıyafet tasarımcısı olma hayalim varken annemin “Madem çizim istiyorsun mimar ol o zaman ” önerisini ikiletmeyip ilk sene yaptığım idealist 3 mimarlık tercihini ilk sene kazanamayınca , o zamanlar kafamın bastığını düşündüğüm kimya mühendisliğini kazandım ve tekstil derslerinin hatrına bitirdim. 10 sene önde gelen tekstil fabrikaları ve aracı acentalarında kalite kontrolden, ürün geliştirmeye, satış pazarlamaya kadar değişik koltuklarda… Devamını oku »

Cemile Koçer
Üye
Noble Member

Müge yazdıklarını çok sevdim. Ama en çok da “aklının yerinde olduğu her an için şükret”ini sevdim eline sağlık.

Handan Kılıç
Üye
Noble Member

hayat bana 4 değil ok şey öğretti demiş kaptırmışsın:)) Müge ailelerin tercihlerle yaktıklarındansın, bendensin:)) Bazı yollara daha erken çıkılsa daha mı çok yok yol alınırdı hep kafamda dönüp duran sorudur sonra da amannn bu saatten sonrası olduğu kadar diyorum çok güzel ve samimi anlatışsın.

Simay Sezer
Üye
Noble Member

• Kimsin? Mesleğin/medeni durumun/ev düzenin/yaşın Merhaba! Ben Simay! Starbucks kahve bardağının üzerinde Umay, tiyatro biletinin üzerinde Sunay, otobüs biletinin üzerinde İsmail, yaşlı teyzelerin kulaklarında ise Şima, Sinay, Şimal ve Sinem’im. Ne alaka demeyin. Hepsi birebir yaşandı. İsmail Sezer isimli otobüs biletimi hala saklarım. Çocukluğumdan bu yana ismimle bir imtihan halinde olsam da mutluyum bu durumdan. Sevdiklerim ise Simoş der. Simoş demelerini çok severim. Samimi bulurum. Seviyorum ismimi ya! Trakyalı olmaktan gurur duyan bir Tekirdağlıyım. Üj bej hesabı beya! Bora Gencer’in “Öptüm Seni Şeker” isimli şarkısının çıkışı doğum yılım. Dünya Çevre Günü ise doğum günüm. Tipik ikizler burcuyum. Yükselenim oğlak. Belki… Devamını oku »

FB_IMG_1648255125443.jpg
Cemile Koçer
Üye
Noble Member

Simaaaay ! Ne güzel yazmışsın! Mizaha bayılırım. Benim de aslında en büyük eğilimim biraz mizahi dille yazılar yazmak, yüzlerde gülümseme bırakmak. Yazını çok beğendim Eline sağlık

Simay Sezer
Üye
Noble Member

Çoook teşekkür ederim. Çok mutlu oldum. 🙂 Mizahi dille yazarken sen de eğleniyorsun dimi? Ben çok eğleniyorum. Kıkır kıkır gülüyorum. Belki bazılarına çok saçma gelse de. 🙂

Handan Kılıç
Üye
Noble Member

Çok enerjik çok eğlencelisin yazı maceran bereketli geçsin Simay :))

Simay Sezer
Üye
Noble Member

Çook teşekkür ederim Ne güzel bir temenni.

Basak Doğan
Üye
Noble Member

Yazdıklarını her okuduğumda gülüyorum. İçli birşey yazsan da hemen tornistan yapıyorsun ya oh diyorum. Ben demesem de yazacaksın ama diyeyim içimde kalmasın “Simay sen hep yaz.” 🙂

Simay Sezer
Üye
Noble Member

Bu yazdığın o kadar iyi geldi kiii Başak! Çok teşekkür ederim.